6 Ağustos 2010 Cuma

Dikkatimizi 5 Dakikalıgına buraya Verebilir Miyiz.....

Görünce içim almıyor, okuyunca midem dayanmıyor...
hayvanlara yönelik cinsel istismar da insanlara yönelik olan kadar iğrenç...
Bu durumun cezasının da malesef cok cok az olması ayrı bir üzücü....

Gazeteci Tuna Arman ın bu konuda soyleyecek sözü, yapacak birşeyleri var... Ben uyuz cadinin blogundan haberdar oldum, twitterdan inceledim, buradaki Tuna Arman roportajından da ayrıntılarını öğrendim...

Birkaç dakikanızı ayırıp okumanızı ve duyurabildiginiz kadar cok insana ulasabilmenizi cok isterim.. Bloga yazılabilecek 2 satır bile olsa birilerine ulasır...

Duyarlılık gösteren herkese simdiden cok cok tesekkur ederim...

Uyuz cadının da altını cizdigi gibi bugun hayvana yapan yarın insan ve cocuklar uzerindede deneyebilir....

22 Temmuz 2010 Perşembe

Love.. Game... Justennis :))

Bugun özel bir gün... An itibariyle Federer in ikiz kızanlarının dogum gunu :)) Kendilerine iyi yaşlar diliyoruz....

Bugun dogan birisini daha tanıyorum ben... O da benim gibi abuk subuk pek cok spor dalını izler :)) O da organikten pek anlamaz daha dogrusu organik kimya onu pek anlayamaz..Süsü püsü sevmez ama pek güzeldir... Sessiz sakindir ama tersi pistir...Dogrudur, dürüsttür, pek de yardımseverdir.. Kısacası o bir JUSTENNISFAN ...

Paylaştığımız iyi kötü her şey için, zararsız dedikodularımız için, saatlerce sürebilen Tudors seanslarımız için, benimle alışverise cıkıp delirmeden donebildigin icin, ders calsıırken yaptıgın efsanevi makyaj denemeleri icin, zor kararlar oncesi sıkılmadan beni dinledigin icin, birisine kusku duymadan guvenebilmenin huzurunu bana yasattıgın icin, kısacası hayatımda oldugun icin cok tesekkur ederim sevgili arkadasım...
IYI KI DOGDUN!!! IYI KI VARSIN!!! DOGUM GUNUN KUTLU OLSUN!!!
LIVE HONORABLE AND PROSPER :))

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Babam pek VIP dir :))


Okulda yapılacak olan kep töreni için, bendeniz Fishy, pek sevgili annecik ve babacıkla birlikte ve de pek sevgili Pucuk u da yanımıza alarak Ankara ya donmus bulunmaktayız.. Tatil dönemi esnasındaki hayırsızlıgımı da telafi edecegim en kısa zamanda zira yaz okulunda yazacak bolca vaktim olacak:)

Konumuza gelecek olursak, Fishy kep töreninin saat 18.00 da olacagını öğrenir ve babasına iletir..

Baba: İyi de yağmur yagıcak diyolar o saatte napıcaz

Fishy: Ama baba tören stadda oluyor gunduzolsa gunesten duramayız

Baba: İyi de kapalı tribun yok mu

Fishy mavi ekran verir.....

Ah benim canım babacıgım, olmaz mı kapalı tribun hic... Maraton tribunu bile var hatta ben sana VIP locası bile kiralarım :)))

(Babamın Sami Yen de ki favori yeri her zaman kapalı üsttür, sanırım benim okulun stadından bahsedince gözünde öyle bir yer canlandı)

18 Mayıs 2010 Salı

Her haliyle kabulümdür...

Lamborghini....

4 tekerleklisi ya da 2 topuklusu hatta ikisine de talibim...

Diş perisi, Noel baba, Lamba cini, ve bilimum istek merciileri lüffen lüffen duyun sesimi :)))



5 Mayıs 2010 Çarşamba

İlahi Adalet!!!



Bu blogda elimden geldigince futbol yazıları bulundurmamaya özen gösteriyorum. Ama bu yazı futbol içermez tamamiyle kişisel fikirlerimi ve bir nebze de husumet içerir... hadi siz de gelin,Fishy nin gözünden bir bakalım....

28 Mart 2010 Galatasaray Fenerbahçe maçı.... 90+3 oynanmakta yani karşılaşmanın resmi olarak son dakikası...

O dakikalarda Türkiye nin güzide kuluplerinden birinin, aynı zamanda Türk Milli Takımı nın kalecisi bakalım napıyormuş???? Aynen şu sağda gördüğünüz hareketi...

Şimdiiiii tarihler göstersin 5 Mayıs 2010 tarihini... Urfa da oynanan Fenerbahçe Trabzonspor Ziraat Türkiye Kupası Finali...

Adı geçmeyen ama sıfatını uzun uzadıya yazdığım şahıs o maçın 90+3 dakikasında napıyormuş bakalım????

En üstte gördüğünüz görsel o dakikanın ölümsüzleşmiş hali işte... Demek ki neymiiiiişşşş;
  • Mevzu bahis kaleci çok çelişkilerle dolu bir adammış.. Euro 2008 de Alman bir futbolcuya kafa atmak suretiyle turnuva dışı kalıp, bizi Avrupa Şampiyonu olmaktan ettiğinde, kendisi gerekçe olarak "Anama kufretti ama böhü böhü" demişti.. Lakin sağ tarafta yer alan fotoğraf o muhterem bayana artık oğlu tarafından eskisi kadar sevilmediğini hissettirmez mi.. Eminim her anne gibi çok kutsal bir bayan kendisi ama oğlunun kişiliğindeki kara delikler yüzünden milyonlarca taraftar dümdüz geçti.. Eeeeeyyyy boş adam, saçma varlık, o kıymetli anneciğine bunu neden ettin evladım!!!!
  • Sonraaaaa gelelim bugune, Trabzonsporun ilk golunu atan Umut!!!! Işığın bol olsun evladım.. O saçma kale önü insanına golden sonra kaba etini uzattın ya, sportmence olmadı belki ama iyi yaptın, pek de güzel yaptın :))) Demek ki neymiş, hiç ummadığın, adamdan bile saymadığın birisi sana gelir öyle bir cevap yapıştırırmış ki, ööööle kaleye 4. direk olur kalırmışsın....
  • Futbol dediğinde ne zaman ne olacağı belli olmazmıışş, edepli olucakmışsın...
  • Sadece futbolcu değil, önce adam olabilmek için, her zaman her yerde insan gibi davranmak gerekliymişşş....
  • Bu arada mevzu bahis kalecinin, daha dogrusu 4. kale direğinin forma giydiği takım kaybetmiş sayılmaz bence... Zira 28 senedir gormedigin şey zaten senin değildir :)))


Ben bugunku karsılasmayı izledim, Trabzonspor u destekledigimi söylememe gerek bile yok... Ama bu yukarda yazdıklarım başka bambaşka şeyler... Bunlar bir takıma, ya da topluluga dair fikirler değil, tamamen kişisel kin duyulan bir insanla son derece keyifle dalga gecmektir...


Son söz ise güzide 4. direğe tabi ki.... Bi halta yaradığın yok zaten, bari bi kolbastı oyna da Trabzonlular şenlensin....

22 Nisan 2010 Perşembe

Ölüm Sertaç tan ne istedin!!!!

1987 doğumlu...
Alkol sigara gibi zararlı alışkanlıkları kesinlikle olmayan...
Sporcu....
Kalp krizi mi, dalga mı geçiliyo bizimle....

Bu olmadı işte, bu hiç olmamalıydı...
Seninle geçirdiğimiz her an tekrar tekrar geçiyo şu an kafamdan...
Bu olmamalıydı...
Her konuşma derinlerde saklı duruyomus meger...
Çok kırmıştım zamanında belki seni ama çok kıymetliydin be Sertaç...
Oldu mu şimdi böyle...

Çok canım acıyor çok çoookkk

20 Nisan 2010 Salı

Yıllık..Yazı...Kep...Fotoğraf....


Son zamanlarda bölümümüzde bi telaş.. Yıllık yazıları, fotoğraflar, cübbeler, kepler havalarda uçuşuyor.. Hepimizde bir telaş bi heyecan... Hanım kızlarımız adeta birer manken, beyfendilerimiz senelerce okula giydikleri esofman altını atıp Dockers pantolon gömleğe geçmişler..Her an ayrı ayrı karelere dönüşecek ve yıllıkta ölümsüzleşecek çünkü..

İşin komik yanı geçen senelerde bu duruma gülen ben ve yakın arkadaşlarım bu sene farketmeden bu sendromun içine cumburlop atlayıverdik. Üstelik hiçbirimiz bu sene Haziran da mezun olamıyoruz..Hoş bu ilginç değil zira bizim okul ve bölümden 4 senelik mahsul pek çıkmaz :))

İş bu raddeye gelip üniversite hayatını ölüsüzleştirne çabasına dönüşünce, ister istemez kendini kaptırıveriyor insan..Karşınızda mezuniyet furyası konusunda Fishy nin nacizane tespitleri:

  • İnsan yıllık yazısı işine girince o son 4 5 seneyi tekrar yaşamaya başlıyor..Bu durumda en yakın arkadaşlara yazı yazma çabaları salya sümüğe dönüşebiliyor.
  • Yine aynı hafıza taraması esnasında küllenmiş bazı yaralar deşilebiliyor, yeniden uyuz olunabiliyor.
  • Bazı hocalardan tiksiniliyor, bazı dersler ise hiç unutulmuyor..
  • 4 senede topu topu 5 kere aynı sectionda ders aldıgınız, onun dısında sıradan muhabbetinizin oldugu bir insan kantinde ettiginiz "Naber" lafına karsılık sizden yazı yazmanızı bekleyebiliyor.. Selam verip borclu cıkıyorsunuz :) (Olayı tam hatırlayamadım ama böyleydi galiba)
  • Bazı gaflar istemeseniz de ölümsüzleşiyor.
  • Arkadaşlarımın neredeyse hepsi hangi takımı tuttuğumu vurgulamayı seviyor.
  • Düşündüğümden daha komik bir insanmışım ben :)
  • Ciddi bir tespitle noktalayalım: Yıllık baskısına yetişsin diye kantinde labda orda burda cekilen, kusursuz fönlü, bol makyajlı fotoğraflar insanı düşündürüyor. Bütün üniversite hayatını böyle mi geçirdi bunu yapan, ya da üniversite hayatının cilalı özeti 1 haftada mı oluşturulur??? Hiç mi gerçekten komik anların, güzel anıların olmadı be evladım....

Ben ve 2 yakın arkadaşım, genel furyanın aksi olarak ne kadar anı varsa eteğimizde döktük.. Güldük ağladık değerlendirdik eleye eleye bir avuca indirdik...Hepsi yegane hepsi tek...Ama oldu çok da güzel oldu...

Başlangıçta balıklama daldıgımız ama pek de samimi olmayan o hengameden cıkmamızı sağlayan pek sevgili Gözde ye de ayrıca teşekkur ediyorum, bu tuhaf yazıyı noktalıyorummm...