
Yaz okuluna gitmek suretiyle denizsiz memlekette yaz geciricek İzmirli sendromundayım..İzmir cok sıcak, Ankarada cok cok sıcak.. Yapılıcak bissuru bissuru is var derken kendimi dersler baslamıs buluverdim...Ankara beni pek sıradan karsılamadı tabi, bana bi suru kucuk kucuk cirkin suprizler hazırlamıs essek ankara... Haziran ayı faturası ben tatile gittikten sonra geldigi icin odemedigimden ve otomatik odeme de yapmamıs olaudgumdan elektrklerim kacıvermiş, buzdolabı cozulup bana cici cici birkintiler olusturmus, bankamatik kartımı yutuvermiş bıdı bıdı bıdı... Ankaranın en işlek yerlerinden birisi olan eskisehir yolunda ( 4 gidis, 4 geliş toplam 8 seritli bi bölünmüş yol olur burası) radar uygulaması baslamıs olması... Radara karsı degilim insan gibi arac kullanılması taraftarıyım ama ama ama 8 seritli yolda 50 diye hız sınırı mı olur yaaa.. Gel de strese girme...
Tabii bende balık sansı ve de hafızası oldugu icin basima tuhaf seyler de gelmedi degil...

1.ligi Beymen deki sevgili bayana veriyorum.. Denediğim topuklu ayakkabıya aynada bakarken, o da yanımda çantaları inceliyordu.. Beni söyle bir süzdükten sonraki demeç;
Sevgili bayan: Ayy kızııımm!! Sen o kadar topuk giyersen mazallah travesti gibi olursuuunn!!!
Balık: Hönk!!!!
Cok zayıf ya da cok uzun birisi degilim, o yuzden benzetmeyi tam olarak anlayamadım ya da anlamak istemiyorum. Simdi cok komik gelse de sanırım icten ice kızdım da... Denedigim ayakkabı da yandakidir yani öyle farklı bir model de degil yani... Cık cık cık cıkk.....
Böyle durumlarda edicek laf bulamadıgım sonrada sinirden kudurdugum icin bundan sonra tek basıma alısverise gitmiyceeemm...

2.ligi ise bencillik edip kendime vermek istiyorum...
Yaz okulunda ders aldıgım bina daha önce hic gitmedigim bir bina oldugu icin derse biraz erken gideyim, binada sınıfı anca bulurum diye dusunmustum... iyiki oyle yapmısım cunkuu
-Binada sınıfı bulamadım ve kantin gorevlisi dahil kimse o sınıfı bilmiyordu..
-Binanın bi sekilde girdigim bir kısmı tadilattaydı sanırım, cunku tum ısıklar kapalı ve etraf tuhaf sekilde korkunctu.. 4 sene sonra da olsa okulun karanlıkta korkunc oldugunu farkettim..
- Mimarlık bolumunde nereye gittigini ezberlemiyorsa aynı yoldan geri donmenin imkansız oldugunu farkettim...
-Bölümün orda hic gormedigim bir muze varmıs onu farkettim... O günün kültür kotasını doldurdu...
Sonuc olarak sınıfa ulastım ama 2 kat cıktım, 1 cam koridor aracılıgıyla basa bir binaya gectim, birisi cidden bizanstan kalma gibi gorunen iki kapı da yol uzerindeydi... Sucun yuzde 30u balık hafızamınsa, yuzde 70i de tuhaf mimarinindir der, konuyu fazlaca uzatttıgımı farkeder, gecerim...
3.lüğü de yaz okulunda aldıgım dersin sevgili hocasına vermek istiyorum.. Tahtaya yazdıgı neredeyse tum tahta boyutlarındaki soruyu 3 kola ayırdıktan sonra;
Sevgili Hoca: Evet gordugunuz uzere artık nurtopu gibi (!) 3 tane denklemimiz var... Sorumuzu 3'e böldük böldük eee... eee... İyi halt ettik!!!
Sevgili hocam sıcaktan ve 6. saat ders anlatıyor olmasından dolayı denklemi yanlıs bölmüş akabinde de sacmalamıstır!!!
Kendi kendime kıyak gecip kendi tuhaflıgımı hocamın incisinden öne aldıgım icin özür diliyor, sabır timsali olup yazıyı sonuna kadar okuyanlara opucuk yolluyorum... ( Cok seda sayanvari oldu bu kapanıs:))