29 Aralık 2009 Salı

Kreativiti ödülü sahibesi fishy :)

Yihuuu!!! Fishy ilk blog odulunu sevgili Haspam hanımdan almıs bulunmakta..
Beni cidden cok mutlu ettigi ve yapmaya calıstıgım yazdıgım seyleri birilerinin okudugunu, begendigini bana hissettirdigi icin Haspam a coooook koccaman tesekkurlerrr... Saol cicim :D

Ödülün bir takım kuralları varmıs, bakalım nelermiş:

1- Sizi ödüllendirene teşekkür edin.
2- Sizi ödüllendirenin blog linkini yayınlayın
3- Ödülün logosunu yayınlayın
4- 7 Yaratıcı blogeri ödüllendirin.
5- 7 Blogun linklerini yayınlayın.
6-Ödüllendirdiklerinizi haberdar edin.
7- Kendiniz hakkında 7 ilginç şey yazın.

  1. Sen sölemesende tesekkur etmiştik sevgili ödül yönergesi o yuzden burayı pas geciyorum
  2. Bunu da soylenmeden yapmısız...
  3. Bunu da.
Müthiş tespitleriyle beni maymun eden muthiş kardeşler Nina ve Blah Blah
Ne oldugunu bile anlamadıgım seylerden guzel ciciler yaratan Stil Direktoru ve Hesi
Hos sohbet Raziye hanım
Yeniden aramıza donmesini sabırsızlıkla bekledigim cook eglenceli muthiş insan Lori
Yazılarını okurken sohbet ediyormus hissi veren Sertalp Bilal
Kendi dusunen, kesen diken giyen becerikli Lacin


Kendim hakkında 7 ilginc sey yazmıyorum.. Bunu daha once fazlasıyla yapmıstık zaten.. Merak edenleri buraya alıyorum efendim...


Düzeltme: 7 degil 8 olmus benim odul yolladıklarım sanırım.. Ama duzeltmiyorum, cunku hepsi ayrı ayrı deger bence :))

25 Aralık 2009 Cuma

Gidenler kardeşlerimizdi... Biz de olabilirdik..... Ben de olabilirdim....




Mesut, Bünyamin, Serhat, Muhammet... Siz kardeslerimizdiniz...

Uzun zamanlardır burda olmadıgımın, eskisi kadar eglenceli bir blog sunamadıgımın farkındayım... Sizinle daha guzel seyler paylasabilmeyi o kadar isterdim ki....

Kendim birseyler soylemeden once haberi paylasayım.

sevdasının peşine Ankara'dan Trabzonspor Fenebahçe maçı için giden ve maç sonrası tekrar Ankara'ya dönmekte olan 4
kardeşimiz geçirdikleri trafik kazasında vefat ettiler

Bünyamin Kahriman, Ahmet
Muhammet Demirel(21) Serhat Kırkayak(23), Mesut Keleş (19) hayatını kaybetti.
Kazada hayatını kaybeden taraftarlardan Bünyamin Kahriman Orta Doğu Teknik Üniversitesi(ODTÜ) Elektrik
Elektronik bölümü, Mesut Keleş ise Orta Doğu Teknik Üniversitesi(ODTÜ) İşletme Bölümü öğrencisi.

Bu haber o isimlerden birisini tanımayan pek cok insan icin hic onemli degil.. Aslına bakarsan ben de o isimlerden hicbirisini gercekten tanımıyorum.. Onlarla yakınlıgım belki birkac kere aynı yerde oturup mac izlemiş olmak olabilir en fazla.. Aralarından birisi Muhammet Fenerbahce taraftarıydı, bir kez onunla ufak bir atısmamız olmustu sadece ama kimsenin aklına oyle seviyesizlesen bir atısma gelmesin lutfen, sadece karsılıklı edilmiş 2 esprili cumle...

Benim soylemek istedigim seyler su anda cogu insana sacma gelebilir ama soylemezsem paylasmazsam da icimde kalır.. Bu 4 insan aynı arabada mac izlemeye gittiler. Sevdikleri renkler ugruna birseyler paylasmaya gittiler.. Hepsi aynı tribunun taraftarı degildi bile.. Yanyanaydılar işte herseyden once arkadastılar. Carsamba gunu hep beraber Galatasaray Trabzon macını izlemek icin onları beklerken, haberleri geldi bize.. Yoktular artık...

Aileleri pek tabi perisan olmus durumdalar, yakın cevreleri de genel olarak oyle.. Biz onların acısının aynısını tasıyamayız ama bu icimizin yanmayacagı anlamına gelmez...Benim aglamamı anlamsız ve gereksiz bulan ve bunu belirten sacma insan, o anda yuzune soyleyemedim ama seninle karsılasırsam yine; soyleyecegim.. " Ben insanım insan... O gidenler de insan hem de gencecikler.. Bu cocuklar bir spor karsılasmasını izleyip donerken aramızdan ayrıldılar, üstelik onlar aynı renklerin insanları bile degildiler.. Ama aynı arabadaydılar cunku arkadastılar, insandılar... Galatasaraylı oldugum icin onlara uzulmemin gereksiz oldugunu soyleyebildigine gore, sende olmadıgına kanaat getirdigim insani meziyetlere sahiptiler. Biz hepimiz once insan, sonra taraftarız, olmalıyız.. İnsan olmadıktan sonra birilerini desteklesen kac yazar!!!!"

Bu haber gelince okuldaki bütün taraftar toplulukları toplanıp pankartlar yapmaya basladılar, arkadaslarımızın taraftar gibi ugurlanmaları icin... Bu insanların aileleri vardı, sevgilileri, arkadasları... Onlara ulasıp biz de yanınızdayız demek icin birseyler yapılmaya basladı..

Biz ve kaybettigimiz 3 gencimiz ülkenin en kalabalık okullarından birine mensubuz... Binlerce degil onbinlerce ogrenci, sayısını tahmin edemeyecegim ogretim elemanı, hoca var o okulda...

O anma organizasyonunda kac kisi vardı dersiniz boyle bir okulda... Tam sayıyı veremem ama yuzun ustunde degil... kaybettigimiz kardeslerimizin yakın cevrelerindekilere kesinlikle bir sey demiyorum gelebilecek durumda olmamaları normaldir ki onlar oradalardı; ama bu insanlarla topluluklarda bereber calısmıs , beraber ders almıs, ya da onlarla oturmus mac izlemiş insanlara ufak bir sozum olacak.. Ufak bir kısmınız ordaydı, daha ufak bir kısmınız da cenazede, geri kalanınızın 15 dakikası yok muydu!!!!

Bu arada bu acı haberin uzerine sitenin girisine fotograf koyup kolbastı yerine fenerbastı yazacak kadar seviyesizlesen antu.com a soyleyecek hicbir sozum yok, bulamıyorum.. Duyarlılık denen seyden bahsetmek bile gereksiz size!!! Neyse ki birileri cıkıp akıl etmiş de kaldırdınız onu, zahmet ettiniz, allah razı olsun..

Uzerinden 5 gun gecti ama benim gozlerimin dolmaması icin cok kısa bir sure bu...O yuzden sozu fazla uzatmak da istemiyorum...

Mesut, Bünyamin, Serhat, Muhammet... Siz kardeslerimizdiniz... Gidenler biz de olabilirdik, iki rengin pesine dusen herhangi iki kisi de olabilirdi, takımla sporla alakası olmayan birileri de olabilirdi... Ayrıntıları ne olursa olsun siz hep bizimlesiniz, yanımızdasınız... Arkadaslarımızın aileleri icin de, siz evlat topraga verdiniz, allah kimsenin basına vermesin. Sizin evlatlarınızın acısını dindirmez ama, biz buradayız, onların anılarının yanıbasındayız.. Yanınızda olamasak da acınızı paylasıyoruz, Allah yardımcınız olsun, BASIMIZ SAG OLSUN....

TEKER TEKER GELECEGIZ YANINIZA, BIZ ORADA OLACAGIZ KOL KOLA...

11 Aralık 2009 Cuma

these days Fishy...


Bir suredir işte bu kucuk minik pıtırcık kardesimiz gibi ııhhh modundayım... OKulun medicosundaki kiosktan iki arada bir derede yaptıgım posttan da anlasılacagı uzere bir miktar sıkıntıdaydım.. Saglıgım daha iyi sanki ama bahtsızlıgım baki diyebiliriz ppfff
Blah Blah ın yazısından almıs oldugum ilhamla soyle bir ozet yapmayı borc biliyor, ilgilenenlere tesekkur ediyorum...
Baslamadan once bir onceki yazımda Meltem in yapmıs oldugu yorumu onaylamaya cabalarken bir sekilde yok etmiş bulunuyorum. Meltemcim cok ozur dilerim, nasıl becerdigim hakkında hicbir fikrim yok yonetilmeyen yorum yok gorunuyor ama yorumunu bi bicimde kaybettim :(
Gelelim Bizim akvaryumda neler oldugunaa....
En son bıraktıgınızda okul, ev, arkadaslarımızla takılmaca seklinde son derece basit ve duz bir hayatım vardı...
Ta ki....
Kendi aramızda Nocar diye tabir ettigimiz aile babası mizaclı, uzun ilişki insanı, sagduyu sahibi, sogukkanlı ve katı mizacıyla tanınan sevgili arkadasımız sevgilisi ile yollarını ayırana kadar... Bir anda E ve Fishy evlenip, Nocarı evlat edinmiş oldular bu sayede :)) İlk zamanlar bol sarsıntılı gecse de kendilerini Nocarı ayakta tutabileceklerine inanadıran E ve Fishy nin basına birsuru sacma sey geldi, cok alakasız ortamlarda cok gereksiz bir suru seyin icinde kaldılar, üstüne üstlük Nocar da ayrıldıgı sevgilisiyle barıstı, olan bizim uykusuz gecelere ve ilk sınavlara oldu....
Kurban bayramını fırsat bilip guzelce kafayı dinlemek hevesiyle İzmir e kacmak icin gun sayan Fishy cik icin , ailesini gorup guzel vakit gecirip huzura ermek de mumkun olamadı... İnsanların sacma hırslarını gormek ve gözlerine inanamamak temalı biraz gergin bir bayram gecirdi.. Sanırım bir kalp kırmıs da olabilir cenesini tutamayan Fishy....
Bayramın 3. gunune denk gelen dogum gunum korkunc basladı... Asık surat ve aglak bir ifadeyle devam eden dogum gunu, Pucuk un insan ustu cabasıyla aksam saatlerinde bir iki gulucuk olusturmayı basardı... Kendimi berbat hissttigim o berbat dogum gunumun aksamını tamamen degistirdigin icin tesekkur ederim Pucutum. ayrıca Hüs seni de cok seviyorum essek kafalı....
Bayramın son gunu yaklasık 10 saatlik inanılmaz bir otobus yolculuguyla Ankara ya geri donmeyi basarabilen Fishy, gece gece oturmus ertesi gune raporunu yetiştirmiş, salı gunu laboratuara gidip pasalar gibi deneyini yapacaktır ki.... AaaaAaaa araba calısmaz!!!! Sinirleri zıplayan Fishy lanet olsun deyip dolmusla okula gider labına girer, sonra 2 arkadasıyla birlikte dogru astiye gidip son dakika bilet alıp İstanbul a gider....2 gunluk istanbul ayrı bir post konusu olsun bence :)
Persembe gecesi Galatasaray macını izleyip, cuma sabahı 5te yola cıkıp Ankara ya geri donup cuma gecesi sınava giricek little miss Fishy, otobusten iner ama okula ayakta varmayı basaramaz, hastahanelik olur.... İğne, serum hıt bıt bicimindeki ilk mudahaleden sonra biti kanlanan Fishy doktor yatakta kalmalısın dedigi icin aksam sınavına giremez ama iki arada hastanedeki kiosktan post girer :)
Cumartesi gunu butun gun arabayla ugrasan Fishy, yorgunluktan ve sinirden bitap bir bicimde, saat 6 da mutlu sona ulasır... O esnada 300 kere calan telefona cevap verir, gunu kurtarmak icin arkadaslarının yanına gider.. Fasıl guzel baslamıstır, Fishy dahil herkes egleniyordur... O esnada cok da yakın olmayan bir bayan arkadas cıglık atarak dısarı fırlar. Astım krizi gecirdigini soyluyordur.. Fishy ve E kızın yanına ucarlar cunku Fishy astım hastasıdır ve E onun hep yanında oldugu icin bu konularda cok bilgilidir... Ama ve de fakat Hanım kızımız astım belirtisi gostermemekte, bizim yakın arkadaslarımızdan birisi olan A nın kendisiyle ilgilenmesini saglamaya cabalamaktadır, haliyle fishy ve E yi kovalar :) Salona geri donen Fishy ve E cıglık sesiyle, anam neler oluyor seklinde geri donerler. Yaygaracı astım hastası kızımızın yanında getirdigi yardımcı oyuncu kızımızın ( ki kendisi gecenin basından beri dunyaın rakısını dunyanın sigarası esliginde yuvarlamıstır) arkadasına endiselendigi icin kalbi tutmustur... Yok artık daha ne olabilir derken, kendilerini arabada gazi hastahanesi aciline giderken bulan E ve Fishy, 3 arkadaslarıyla birlikte sadece 2 saat once tanıstıkları bir kız icin sabah 6ya kadar hastahanede beklerler, ustune bir de kızın ailesinden azar isitirler :"(
Kızımız kalp hastası ve sık sık rahatsızlanan birisi oldugu icin içki ve sigara ortamında asla bulunmaması gerekmektedir , kızın ailesini arayan biz ufo goren masum koyluler, azarımızı yer asagı otururuz.. Ancak aileden kimse bize kızı tanıyıp tanımadıgımızı sormaz cunku hata bizimdir masaya oturan herkesten saglık raporu ve EKG istememiz gerekmektedir esseklik bizdedir...3 gunluk hastahane maratonundan sonra kızımız saglıgına kavusur, hastahaneden cıkar, bir tesekkur bile etmedigi gibi artık yuzumuze de bakmaz.. Enayilik bizdedir....
10 gunluk uykusuluga daha fazla dayanamayacagını dusunen Fishy ben 12 saat falan uyuyayım diye yatar 4 saat sonra Nocarın telefonuyla uyanır... Birlikte İncek te yagmurda mahsur kalan yenge ve yegeni kurtarmaya giderler.. Giderken 100 kere kaybolurlar o yuzden bu macera yaklasık 2 saat falan surer, uyku yalan olmustur...yenge ve yegen guvenle evlerine ulastırılır, Nocar ın annecigi sevgili torununu kurtaran Fishy ye inanılmaz sefkatle yaklasır, inatla ona pismaniye ve tursu hediye etmek ister, zorla eder de... Tursuyu agzına koymayan, midesi rahatsız Fishy ayıp olmaması adına ev yapımı tursuyu ayakustu goturur, midesi dagılır, perisan olur...
Mide agrısı nedeniyle uyuyamadıgı icin iyice salaklasan Fishy son olarak, 11, kattaki asamsoru beklemeye usenir, merdivenden ineyim der. Ancak baglamayı unuttugu bagcıklarına basar.. 2 katı ucarak asagıya hızlıca iner.. Muhtelif morluklar, ve burunda tini minicik bir catlak la yoluna devam eden Fishy yi su sıralar burnunda beyaz bir bantla arz-ı endam ederken gormek cok kuvvetle muhtemel. Soguk havalarda daha cok sızlayacak olan zavallı buruna yapılacak cok bir sey yokmus malesef, doktorun dediklerini yapıp dikkatli olacagız...
Bu pazar ikinci vizelerimin ilki var, yani yarından sonra oluyor bu... Mathematics for chemists isimli benim sinir oldugum ve hakkında hicbir fikrim olmayan bir dersten... İlk vizesinde ortalamanın 20 puan altında kalmıs ve hala calısmaya baslayamamıs olmam da cok acı degil mi...
Yukarda yazdıgım olaylar zinciri sebebiyle malesef hicbir sey yapamadım ve elimde kalan yegane gunum olan cumartesi ne kadar sey ogrenebilirim ya da ezberleyebilirim bekleyip gorecegiz...
Bana sans dileyin....
muc muc

4 Aralık 2009 Cuma

süzgün fishy:-(

Fishy okulun medico sundan bildiriyor...

Sizi cok ihmal ettim biliyorum, o sırada İzmir e bayram tatiline ve İstanbula maca gittim :-) !bucuk saat once Ankara da kara sularıma donmus bulunmaktayım ama saglık sorunları nedniyle evden once medicoya gelmek kısmet oldu bana...

Herkese coook opucukler, essek kafalı Fishy tez vakitte buralarda :-)

9 Kasım 2009 Pazartesi

Neler oluyor hayatta ?!?!?!! :))


Kız kıza aksam yemegi esnasında masadan fırlayıp kalkan E nin arkasından seslenilir:

B: Where are you?

TSB: Tuvaleti calıyo...

Hık!!!!!



And the oscar goes toooo....

Pucuk: Super bi sarkı olmus bu yaa caz cuz etttin yeterince diyor yahu...

Soz konusu sarkı çağrı isimli bayanın kapıyı kapat sarkısı.. Bide ustune inat etmiş olup sarkıyı defalarca dinleme sonucunda zor ikna olmustur :)))


Analitik ve organik kimyanın super kombo oldugu bu guzide haftada bu tarz enstantaneleri artık olagan karsılamakla beraber, bizi kahkahalarla ucuran bu iki guzide insana tesekkur ediyoruuumm :)))
Notcuk: Görseldeki fishylerin sevimli ilişkileri cok hosuma gitti....

6 Kasım 2009 Cuma

Ne kadar güzel büyülü bi kokun var mimisisi :))) Mim vol:6


Eski ankara hanımefendilerinden son kalan raziye hanımefendinin bana cok cok once paslamıs oldugu koku mimi oldukca uzun sure sonra huzurlarınızda da da da da a a.....




Konumuz kokuların bize hatırlattıkları. 50 maddede yazıyoruz..






  1. Limon kolonyası: Dedem :) sık sık sürünürdü rahmetli....


  2. Naftalin: Kış... hava soguyucak donucaz etkisi vardır bende


  3. Umumi tuvalet kokusu: Her öğretmen cocugunun cocukluk travmasıdır bu :) benim de tabi... Annemin iş ortamını anımsatır...


  4. Sizde yer etmiş bir koku yazın: Versace eau fraiche... Gırrrr!!!!!


  5. Deri kokusu: Oda spreyiyle gizlenmiş deri kokusu yapalım onu.. Ayakkabı çizme hımm alışveriş yapıyoruz sanırım yasasınnn :))


  6. Yasemin kokusu: Anneannem :)


  7. Hanımeli kokusu: Yaz gelmiş demektir şurdayım sanırım...


  8. Kahve kokusu: Macın 65. dakikası... Kahve bulun bana totemi bozmamam lazım :)) Kahve icmezsem ve yenilirske pisligi ustume kalır, sadece ben degil pek cok eski arkadasıma da aynı seyi hatrlatır :DD


  9. Yeni araba kokusu: Koltuklara kendi parfumunden sıkan fishy :) maksat arabayla butunleselim...


  10. Eski kitap kokusu: Babamın kitap odası


  11. Sigara ve de kahve,çay karışımı ağız kokusu: Aşti taksi


  12. Size hep aynı şeyi anımsatan bir Şampuan kokusu vücut losyonu da olur : Clear sampuanın o sacma kokusu, annem inatla yıllardır kullanır


  13. Bir mekana ait olan, o kokuyu duyunca o mekanı hatırladığınız bir koku: versace eau fraiche. Gırrrrr yeniden... Ne sekil icime oturduysa artıkk


  14. Kimyon kokusu: Hic sevmem valla....


  15. Çikolata kokusu:Pskolojik olarak acıkmak...


  16. Köfte kokusu: Mecidiyekoy mac cıkısı
    Herhangi biri:Acıktım ben ya simdi yola cıkmadan bişi yemek lazım.. Hıı ne dersiniz
    Baska biri ya da ben: İntihar koftesi diyosun yani
    Kofte arabalarına hucum eden guruhu umutsuzca tutmaya calısan baskan: yemeyin bak sunları sonra perisan oluyosunuz yemeyin... Hoooppp kime diyorum adam gibi yemek yiyelim yemeyin sunuu
    Topluluk: Hımm nımm yım yım ıymıyımmm
    Baskan: ulan öff soleyin bana da bi yarım..


  17. Dergi kokusu: Biriktirilmiş blue jean, hey girl fln.. Bi nevi cocuklugum iste :)


  18. Rakı kokusu: Rakı roka balık... İzmirdeyiz toplanmısız mutluyuz....


  19. Kibrit kokusu: Cok sevdigim icin bu kokuyu habire kibirt yakardım kucukken... annem kızardı onu hatırlattı simdi


  20. Feslegen kokusu: tatil, huzur.. Bide feslegenin tepesine pıt pıt yapma istegi


  21. Sizi yıllar oncesine goturen bir parfum...Issey miyake L'eau dıssey... Babam yurtdısında calıstıgı icin annem free shoptan deli gibi tasırdı, bende sisesini severdim oynarken bi kac telef etmişligim vardır...


  22. Petibor kokusu: Mozaik pasta :D


  23. Hastahane kokusu: İğne!!!

  24. Bundan bir önce kullandığınız koku size ne anımsatıyor: Dior addict.. Onunla beraber geldi onunla beraber gitti.. Cok da sevimli seyler hatırlatmıyor...

  25. Vanilya kokusu: Kek :) :)

  26. Portakal kokusu: Gece dısarı cıktıgımızda dalga konusu olmam :)) Alkolsuz meyve kokteyli seviorum arkadasım ben portakal kokulu ooohh miiissss

  27. Ruj kokusu:Cok klişe belki ama annemin makyaj malzemelerini kurcalamak tabiki :)

  28. Mandalina kokusu: Grip :( genelde grip olunca bol tuketirim kokusunu da pek alamam burnum tıkalı oldugu icin :D

  29. Gazete kokusu: Kopek gezdirmek icin sabah 6da uyanıp dısarı cıkmak... Gazete yeni gelmiş olur, bufedeki adam daha yerlestirirken baskı murekkep kokusunu fazlasıyla icine cekerek gazete alırsın....

  30. Taze domates kokusu: Ankarada hasret kaldıgım koku :) Balkonda yetiştirebilir miyim acaba :D

  31. Kekik kokusu: Mangal!!!!! yım yım yımmm

  32. Sarımsak kokusu: Yogurt tabiki....

  33. Sık sık koku değiştirir misiniz? Değiştirdikleriniz arasında duyumsadığınızda size bir şeyler hatırlatanı var mıdır? Sık sık koku degistirmem, parfumumu yılalrca kullanırım...degistirdiklerimin hepsi bana ayrı ayrı bişeyler anımsatır.. Zaten bu yuzden degistiririm... Hatırlamam gerekmeyen anıların kokularını da duymamak icin.... Evet yer yer sacma bi insanım idare ediverin :D

  34. Nem kokusu: Havuz makina dairesi...Iykk

  35. Kursun kalem kokusu: Kursun kalem kokuyor mu yahu, benimkiler kokmuyor

  36. Kaynamıs sut kokusu: Hic sevmem, icim kalkıyor

  37. Patlamıs mısır kokusu: Sinema

  38. Fındık ezmesi kokusu: Yemeliyim!!!!

  39. Kızartma kokusu ve rakı karışımı koku: Umarım kızartılarak katledilen balık degildir :) Saka bi yana home sick olucam bu mim yuzunden, bana hersey izmiri hatırlatıyor :)))

  40. Sucuk ekmek kokusu: İzmir ankara yolculugu... İzmirden gelip ankara istikametine devam etmekte olan Bıdıbıp turizmin sayın yolcuları... Mola sureniz dolmustur... Zottirik afyon dinlenme tesisleri iyi yolculuklar diler, tesekkur ederiz

  41. En sevmediginiz koku size ne hatırlatıyor: Yaz mevsiminde toplu tasıma aracı kullanmayı hatırlatıyor, pis dinlenme tesisi tuvaleti de olabilir

  42. Bir arkadaşımı kokusundan tanırım diyebilir misiniz? Diyemiyciiim valla sanırım... yani Pucuku tanırım tabi sayılır mı o acaba....

  43. Çay kokusu: Ecee!!!!!

  44. Miiss gibi Sabun kokusu: Hijyen oohh misss

  45. Güneş kremi kokusu: Hindistan cevizi gibi kokan vardı bi tane, beyaz siseli turuncu bişeyler vardı sisesinin uzerinde... ben onun tadına bakmısıtm kucukken ayyy kus kus bi hal olmustum... Ben kucukken cok igrenctim yaaa

  46. Darı kokusu ( kaynamıs mısır diye bilinir genelde hıhh): Yaramaz kucuk Fishy evi yıkıp gecer, muhtelif esyaları ya da birinin kafasını kırar akabinde azarı isitir.. Ozru kabahatinden buyuk Fishycik zeytinyagı gbi uste cıkar, demogojinin dibine vurur... Hem ortalıgı yıkması yanına kar kalır hem de yufka yurekli dededen bir park gezintisi ve darı koparır...Haftada en az 3 kere falan olurdu bu....Cok guzeldi cokkk

  47. Pucuk kokusu: Bunun tarifi yok, acıklaması da yok... O koku sadece var :$

  48. Yagmur sonrası toprak-cimen kokusu: Bayılırım ama hüzünlenmelisin Fishy mesajı verir bana...

  49. Ekmek kokusu: Ailem yurtdısındayken babaannem ve dedemle yasadıgım yıllar... Her sabah ve aksam masaya mutlaka fırından yeni alınan taze ekmek konurdu cunku dedecimcim usenmez gider alırdı fırından....

  50. Bengal kokusu: Basketbol sampiyonasında gonullu oldugum sene... Ömrü çürüyen Fishy :(

Son olarak da, sertalp bilal i mimliyorum... Hadi bakalım kolay gelsin efenimmm :))

görsel kaynak





4 Kasım 2009 Çarşamba

Akvaryumun Köşesine Saklanan Balık....


efendiiim bol yagmurlu camurlu vıcık vıcık bir Ankaradan muzdarip, zavallı Fishy cikten herkese selamlar sevgilerr...


trt de eglence programı sunacakmıs gibi yaptıgım bu guzide acılısın akabinde normalime geri donecek olursam;


blogumu ihmal etmiş olmaktan inanılmaz huzursuzluk duyuyorum.. itiraf ediyorum utanılacak olsa da bloguma giris sifremi kaybettim :$ ustelik sifre sıfırlamak da aklıma gelmedi.. yaklasık bir hafta bu yuzden bloga bakamadım.. sevgili nina son derece kibar bi bicimde bana hatırlatana kadar:) bloguma ulasamadım... sifre sorunumu basitce bi bicimde cozdukten sonra, her gun yaptıgım gibi blogu kontrol ettim, takip ettigim yazarları okudum, yorumlar bıraktım ama kendi bloguma birsey yazmadım daha dogrusu yazamadım... nedenini bilemiyorum oysa o kadar cok sey biriktirmiştim ki sunu yazmalıyım bunu da yazsam super olur diyerek...ama hicbirini paylasamadım malesef...


zaman zaman boyle kıyıya cekilip hayata yukarıdan bakma ihtiyacı hissediyorum belki de.. beni fazlasıyla olumsuz etkiliyor cunku hala aktif olarak okul hayatında bulunmak durumundayım.. okulum ve bolumum nedeniyle biraz ara vermek gibi bir luksum de yok.. boyle durumlarda birisi beni elimden tutup geri getirsin diye bekliyorum belki bilemiyorum...tek bildigim ise; kendi kendime halletmem gerektigi, ne de olsa sen kendine yardım etmeye calısmazsan kimse sana yardım etmeye calısmaz.. (boyle bi soz var degil mi ben uydurmus olamam su anda :))

blogumu bu kısa sureli terkedisim de bu sendromdan...affınıza sıgınıyorum :(

bugun benim icin oldukca onemli birisi bana senin blogunu sık kullanılanlarıma eklemiştim ama neden yazmıoyosun diye sordu.. 3 haftadır yazamıyorum dedikten sonra bana tam olarak kac gundur yazmadıgımı net sayısıyla soyledi... inanamadım sok oldum ve saka bir yana cok sevindim... sayıları az bile olsa izleyicilerimin, yorumlarımın, zaman zaman ciddi zaman zaman zir zop yazılarımın okundugunu bilmenin beni mutlu ettigini her zaman soylerdim, bugun kendi kendime hat safhada kanıtlamıs oldum...

devam eden sessiz sedasız ruhaline bu olayın akabinde bi nester vurmus bulunmaktayım:) Farkında bile olmadan bana yardım eden cok cici B ye onayak oldugu icin cok tesekkur ederim...

blog benden kurtulamadın :) yine beraberiz...

burda benimle bir seyler paylasan herkese ayrı ayr tesekkur ediyorum ayrıca ;))

imza : duygu yogunlugu yasayan balık

7 Ekim 2009 Çarşamba

Analitik kimyanın temeli :)) Fishy in da beaker ;)


Blogumu fazlaca ihmal ettigimin farkındayım.. Fazlasıyla sıkısan ve sık sık degisen ders programım, pesimi bırakmayan sacma sapan mevzularla birlesince fishy insanı olmaktan cıkıp androit özellikleri gostermeye basladım;)

Okulda ve iki araya sıkıstırdıgım deplasman macında basıma gelen, yazmak istedigim seyleri biriktirmiş bulunmaktayım, herseyim yerli yerine oturduguna gore artık arka arkaya yayınlayabilriim diye dusunmekteyim... Ama burdan gugıl amcaya seslenmek istiyorum, lutfen daha fazla fishy gorseli :)) Bulmakta zorlanıyorum :((

Bir adette bekleyen mimim var sanırım, o da en kısa zamanda tamamlanacaktır Haspam hanımcım :))

postumuza gecicek olursaaakkk.........


Bu donem aldıgım, bolumumuzun su sıralar organik ile birlikte ruh daraltan guzide derslerinden birisinin son derece taşş hocası ( sevgili örtmenimiz bayan ve kırklı yasların sonuna yaklasmasına ragmen benden cok daha guzel alımlı gorunmekle beraber beni kıskanclık denizine atmıstır; allahtan balıgım da hayatta kalabiliyorum) analitik hata hesaplama yontemleriyle seneye giris yapmıs bulunmaktadır... Determined, random vs vs seklinde terimler ve hesaplar havalarda ucusurken, sınıf da yavas yavas ucmakta, kafalar karısmakta, hesaplar sasmaktadır...
Derken şöyle birsey gelisir:
Hocamız: The source of random errors can not be found.. you have to learn to live with them... on the other hand you must calculate them and consider while reporting data...(Ratlantısal hataların kaynakları bulunamaz, onlarla yasamayı ogrnemelisiniz.. Diger yandan onları hesaplayıp, rapor esnasında goz onunde bulundurmalısız)
Sınıf: hııaamm yım yım nımm zzzz.....
Hocamız: There is one famous turkish scientist who had a greate theory about error determination... Any guesses?!?!?
Sınıf: Hıkkk????
Hoca: Come on, you know who he is... I am sure.. ( Hadi eminim kim oldugunu biliyorsunuz)
Sınıf: Euu kem kum
Hoca hayal kırıklıgı icerisinde tahtaya doner yavaaaassca sunu yazmaya baslar...
ORHAN GENCEBAY HATASIZ KUL OLMAZ HATAMLA SEV BENİ....
evet bu gercekten oldu.. gozumun onunde inanamadım ama oldu... sınıfta sandalyesinden dusen bile oldu, kitlenip tepki veremeyenler de....
tahtadaki yazıyı cekmek icin hocadan izin istedim haliyle vermedi ama gosterebilmek isterdim...
Eyyy Orhan Gencebay,baba olmustun, türk düsünürü olmustun, kimyagerligin eksikti o da oldu, tam oldun :))
resim:pxleyes

29 Eylül 2009 Salı

sundan bi adet rica edebilir miyim??

Bugun, Balık hanımın genel çizgisinin birazcık dısında bi konuya deginmek istiyorum...

Fotograftaki zat sanıyorum yabancı bir sima degildir kimseye ama yine de soyleyelim Murat Dalkılıc...

Kendisi benim gozumde arzu nesnesi biciminde birisi olmakla beraber, bir miktar incilerime de ilham kaynagı olmustur...

yahu bundan bi tane alıp evde beslesek mi :)

sarkıyı sözünü "senle yasadıgımda gozum yok yasamam kısmet" olarak algılayıp, sonra klipteki kill bill gelini vari bayan icin; yasamam kısmet diyo ya iste o yuzden gelini boyle tehlikeli yapmıslar ya ondan yani adam oldurebilir demeye calısıo galiba" demek (akabinde kendini anlayamamak)
alısveris esnasında, sunu istiyorum ama surası soyle olsun fakat burası boyle olmasın ha surasıda su bicim olsun ama rengi o renk olmasın diye isin pisini cıkaran arkadasa; "bende murat dalkılıcı istiorum da olmuo be sekerim"

Yaptigi muzik konusunda soyleyebilecek cok seyim yok..hoppidik zoppidik sarkıları dinlerim, özellikle de yaz aylarında... Sanat yaptıgını dusunenler varsa da ben katılmıyorum o da ayrı bir konu tabi...Zaten kendisine bakıs acım bakınız ustteki cumle :))


Bu ciddi girizgahın akabinde, bu hos gorunumlu insan evladının bana dusundurdugu bazı seyleri paylasmak istiyorum....




  • Bakımlı erkek tu kaka bişi degildir, abartılmadıgında gayet guzeldir....


  • Kirli sakal guzeldir, kirli sakalla desteklenen bıyık da kabuldur...
  • Erkegin kısa saclısı makbuldur :)) (According to fishy)

  • Tipin ne kadar hos da olsa konusurken ya da sarkı soylerken agzını kocccaaamaaannn acmak hos gorunmeyebilir..

Her ne kadar bana hem ciddi hem de gayet gayri ciddi seyler düşündürse de; televizyonda ya da gece eglenmeye gidebildigimiz yerlerde böyle cici cocuklar gormek siddetle istiyoruz:) erkek okuyucularımdan onaylamayan olursa saygı duyarım ;))


Baslangıcta da belirttigim gibi bu yazı (zaten oturmamıs) blog duzenime pek denk dusmese de, kişisel fikrim (zırvam) olan her sey blogda yer alabilir diye dusundum :)

23 Eylül 2009 Çarşamba

Little Miss Fishy is Back!!!

ŞOK ŞOK ŞOKK!!!

Tatli su baligi lakaplı Miss Fishy, uzuuunn sayılabilecek bir aradan sonra yeniden ortalarda görüldü...Ramazanın son haftasını tatilin son atımlık kursunu olarak degerlendiren balık kendisini habitatına vurmus, az biraz dagıtmıstı...
İzmir deki son günleri hakkında çok fazla bilgi bulunamayan balıgın, Ankara'ya dönüşünde 600 km yolu geldikten sonra, anahtarını unuttugu için, saat 10 sularında kapıda çilingir bekledigi haber merkezimize ulasanlar arasında :):)
Bedevi balıgın bahtsızlıklarının okulun ders kayıt gununde de devam ettigi bildiriliyor....
Little Miss Fishy ise, blogumu cok ozledim, su yerlesme isini tez zamanda halledip eski rutinime donmek istiyorum diye konustu :)
:):):):):)

7 Eylül 2009 Pazartesi

Genel Bilgi Mimi 2 :)) Mim vol:5


Fishyleri sevelim koruyalım :))

Aman da aman maşallahhh...


Resmin ana temasını paylastiktan sonra gelelim vazife-i mevzuuna...


Mim yağmurunun son damlası olarak, saygı unsuru Blah Blah hatunu tarafından mimlenmiş bulunmaktayım... İkinci genel bilgi mimimiz, bu seferkinin içeriğini de pek sevdim :)) Mim işini çok seviyorum yaa, kimler çıkarıyosa burdan sevgilerr sevgilerrr....


1.Niçin blog yazarsınız?


Blog yazmanın çok sihirli bir şey olduğunu düşündüğüm için :)


Şaka değil gerçekten blog okumaya başlamamı sağlayan insan Gözde dir benim.. Sonra blogdan bloga atlayıp bak burda su varmıs biciminde eselenirken, tesadufen Nina yı kesfettim.. Ondan aylar sonra vuku bulan şu olaydan sonra da blog dunyasının sihirli olduguna karar verdim... Ninayla tanısınca da blog isi gozume daha eglenceli gorundu falan filan vee iste buradayım...


2.Son zamanlarda hiç vakit ayıramadığınız bir ugraş?

Sacım başım ve spor.... Saldım iyice :((


3.Şu an için imkanınız olsa gerçekleştireceğiniz hayaliniz?

ehehehhe çok akıllısın seeennn kirli camasırlarımı ortaya dokturucen bana dimi hihiih :)))

o zaman dunya barısı diyim ben, beni miss united state secsinler :))

gereksiz geyiği kesecek olursam eğer, babamın saglıgına tamamen kavusmasını saglardım ve uzun suredir istedigim seyin gerceklesmesini saglardım :))



4.Hayatınızda iyi ki yapmışım dediğiniz üç şey?

Odtu ye gelmiş olmak (bunu benden duymak cok zor, okula cok söverim:)

Cocuk yasta spora baslamıs olmak (sonradan salmıs olmam benim ayıbım)

Galatasaraylı olmak :))


5.Mutfakta en sevdiğiniz uğraş?

Pişenler tırtıklamak...

6.En sevdiğiniz 3 yemek?

Her şekil makarna
Balık (biri ayıklayıversin mumkunse)
Zeytinyaglıların geneli


7.Giyim konusunda abarttığınız eşya?
Bıhh ayakkabı :(((
Arzısım, yüzsüzüm, valla çok utanıyorum....




8. Çocuklarınıza nasıl hitap edersiniz? Çocuklarınız yoksa anne ve babanız size nasıl hitap eder?
Çocuk yok bizzat çocuk benim...
Fishikuuuşş diye seslenirler hersey yolundaysa:) Kendi ismimle oldugundan daha komik oldu bööleee....
TATLI SU BALIGI!!!! diye tam isimle cagırır bazen baba, bu kriz demek kaç!!!
bide cocukluktan kalma yerden bitme mum bacaklı miki var bunun bestesi de var hatta ama takdir edersiniz ki pek sevmiyorum ben bunu kayıtlara gecmemesini talep ediyorum :))


9. Sizi anlatan resim?


that is what I want to be :))

resim gothamist

Fishy Yapım Gururla Sunar!!!!


Aman Tanrım kime çektiğim belli oldu!!! Daha önce de yazdığım gibi benim için babaannem pek bi kıymetlidir, ayrıca onun sureti gibiyimdir ,tip olarak da boyumun 15 cm uzun olmasının disinda pek bi benzerim....Neyse konumuza gelicek olursak....
Babaanne ve fishy slaonda balkonda oturmaktadır...Babaanne tv izler, fishy de bloglara goz atmaktadır.... Derken fishy omzuna tünemiş babaanneyi farkeder...(bkz: blog okumaya hevesli babaanne:) )
Babaanne: Ne yazıyo orda?
Fishy:Günlük gibi babaanne ama internete yazıyosun, herkes okuyabiliyo..İçinden gelenleri yazıyosun yani.. İnsanlar da yorumlarını yazıyo altına...
B: Güzelmiş, ee kim yazmıs bunu?
F: Kararsız Raziye yazmıs.
B:AAA Raziyenaz ne biçim isim, sevmedim...
F: !!! :)) Raziyenaz değil kuşum kararsız Raziye..
B: İyi iyi, nazlı olucagına kararsız olsun...
Fishy dağılır...
İlahi babannem yahu, alem kadın alemm....
Raziyecim duyuyosun değil mi nazlı olucagına kararsız olman daha iyiymiş :))

3 Eylül 2009 Perşembe

Genel Bilgi Mimi :)) mim vol:4




Raziye Hanımefendicigim bana GBT tadında bir mim yolladı.. Gecikmeli olarak cevap veriyorummm...




1) Hangi şehirde yaşıyorsun?


Ankara da yasıyorum ama İzmir liyim :)) yüzsüz bi şekilde belirtiyim hemen :))




2)Mesleğin?


Üniversitede öörenciyim efenim.. Kısmetse kimyager çıkıciimm.. Ama mğhendis ya da ööretmen diyil sek olanından ( bu bol bol sorulur da)




3) Blog yazmaya başlama kararını nasıl aldın?


Nina ve Wilas ı kıskandım desem ayıp olabiler mi ki :$




4) Ne kadar süredir blog yazıyorsun?


2 ay civarı galiba olmamıstır belkide bilemicem simdi...




5) Blogunu ne sıklıkla ziyaret edersin?


Hergün etmeye çalısıyorum efenim...




6) Bilgisayarı açtığında blogunu açmak kaçıncı sırada yaptığın iştir?


Genelde ilk is bloguma bakıyorum..Alıstım böle iyi de oluyor, ertelersem unuturum belki malum balık hafıza :))




7) Başka bir blog sayfasında görüp aldığın bir şey, gittiğin bir yer oldu mu?


Ayy olmaz mıı... Ahhh ahhh, Lacin ve Stil Direktoru yuzunden az mı zarara girdim :)) Özellikle ayakkabı ve makyaj malzemeleri gorunce dayanamayabiliyorum... Hain Gözde hep onun yüzünden, sahi o nerelerde yahu...




8) Blogunda hangi konuları yazmak seni mutlu eder?


Ayy o biraz karısık.. Aslında ben ilk blog yazmaya basladıgımı söledigimde moda blogu yazmamı tavsiye ettiler ama onu cok basarıyla yapan bir suru mutiş bayan var, cesaret edemedim.. Blog ismim alınıp 1 ay yazılmadan bekledi... Sonra Lori nin de gazıyla (mucuk) aklıma ne geliyosa onu yazmaya basladım:)) genel bi tarzım olamadı malesef :(




9) Bloglarda gördüğün, diğer blog arkadaşlarını eklemekte seni cezbeden ne olur?


Özel bişi söleyemiycem, ekledigim bloglar genelde bi anda sarıverenler... Sanırım samimi yazılmıs seyler okumaktan daha cok keyif alıyorum, içerigi ne olursa :))




10) Blogla para kazanma fikrine nasıl bakıyorsun?


Valla karsıdan bakıyorum :)) O ne ki, bi fikrim yok...




11) Blog arkadaşlarına buluşma/bir araya gelme fikrine ne dersin?


Düşünmedim, bi kısmını tanıdıgım icin belki de :)) Buna cevap veremiciimm....




12) Bu soruları kim/ler cevaplasın?


Hımmm güsel soruu... Aradım taradım bulduuumm, eğer mumkunse hayatında yeni bir sayfa acan, prenses Nehirin annesi Meltem cevaplasın :))









BKZ EK: Haspam resimler mimle alakalı degil tamamen senin icin :)) Pencereden gorunen manzarayı istemiştin buyrun efenim Fishy nin kötünün de kötüsü fotografcılıgıyla....

BKZ EK 2: Sevabına bana resimlerin üzerine blog adı yazmayı ööretiversin birisi :))

1 Eylül 2009 Salı

Bahtsız balık çölde kutup ayısıyla sarılır, üşür, hasta olurmuş...

Bu balık insanı tam 1 haftadır hasta... Evvet saka gibi ama gercek, üstelik dalga gecer gibi 40 derece de üşütmüş :))

1 hafta surundukten sonra iyileşmiiiiş...

Erteledigi tatile gitme kararı almıs pazar gecesi telefoda gerekli ayarlamaları yapmıs..

Telefonu kapatmıs kiii, "anne benim midem biraz yanıyo galiba"...

Üşüttügübü düşünmüş, bütün gece kıvranmıs ama dayanmıs..

Ertesi gün doktorun kapısına dayanmış...

Verdigi ilacları somurmus ama bişicik etki etmemiş...

Gecenin bi yarısı artık bitkin ve bayılmak uzereyken, hastaneye kendini dar atmıs....

Demek ki gastrit insanı böyle yaparmıss....

Yaniii bu hazin hikayede mide rahatsızlıgım oldugunu ogrenmiş bulunmaktayım..Acısı, ağrısı beni oldukça zorluyor su sıralar... Yerimden memnunum gerci ama su planladıgım gariban tatilim de ertelene ertelene bi hal oldu :)) Bu sene bana hava degisikligi haram galiba...

Midemdeki yanma için de yananı görür allah, görür insallah diyorum, mide işi cok rezilmiş yahu...

diyerek ruh sıktıktan sonra, daha iyi saglık kosullarında daha keyifli seylerle gelecegimi söyleyerek bi kac gun istirahate cekiliyorum...

Opuldunuss






Resim Ekle

30 Ağustos 2009 Pazar

30 Ağustos


30 AGUSTOS DENİNCE, BİZLERİN BAĞIMSIZ VE DAHA İYİ KOSULLARDA YASAYABİLMESİ İCİN, BİNLERCE ASKER VE SİVİLİN OMUZ OMUZA CARPISARAK KAZANDIGI ZAFERLERİ AKLINA GETİREN HERKESİN
30 AGUSTOS ZAFER BAYRAMI
KUTLU OLSUN..
BU ZAFERLERİ SADECE HATIRLAMAYALIM KIYMETİNİ BİLELİM..

29 Ağustos 2009 Cumartesi

100 Maddede Balık!!! Mim vol:3

Nina hain ve de hunhar dusunceler tasıyarak beni mimledi:)


Konumuz 100 maddede kendinizi tanıtın..


Kendimizi yüz maddelik tanıyor muyuz orası muallakta olarak mime baslayalım.. 100. maddede tanıyor olmayı hedefliyoruz :)) Önce bildigim sorulardan baslıyım ben




  1. İzmir dogumluyum. İzmir'in Türkiye de yasanacak tek sehir olduguna dair bagnaz bir düşünceye sahibim...


  2. Babamın işi nedeniyle Türkiye güzide sehirleri ve dunyanın muhtellif ülkelerinde büyüdüm.


  3. Anlaşılacagi üzere Galatasaray lıyım, hiç baska takım tutmadım, insan baska bi takımı nası tutar anlamam ama tutana saygı duyarım :))


  4. Odtu de okuyorum, metuzedeyim anlıycagınız :))


  5. Tembelim hem de baya baya..


  6. 3 dili baya iyi yazıp konusabiliyorum, onlar dısında iki dili de anlayıp konusabiliyorum fakat yazamıyorum.. Bunların dısında Rusca ogrenmeye de niyetim var kısmet tabi...


  7. Liseye gelene kadar yuzme ve ritmik cimnastikle baya ciddi ugrastım sonra bi koyverdim tembellik hosuma gitti...


  8. Olimpiyat izlemeye bayılırım...

  9. Ayakkabılara zaafım vardır...


  10. Balıkla rokayı cok severim, ama yanında rakı içemem carpar :))


  11. Çok pot kırmam ama kırdım mı da dillere destan olur...


  12. Nina nın ayakta alkısladıgı V for Vienetta nın yaratıcısı benim :))


  13. Micheal Phelps in atalarının maymun degil, siyah marlin olduguna inanıyorum.. (Ayrıca kendisini yakısıklı da buluyorum hadi kınayın beni)


  14. Murphy nin sadık musterilerindenim.. Kanunlarının vucut bulmus hali sık sık basıma gelir..


  15. En yakın arkadaslarımdan birisi bana tatli su baligi der, saflıklarımdan oturu.. İsim babasıdır kendisi blogumun da aynız zamanda..


  16. Çok güvendim, çok yara aldım, o nedenle zor güvenirim..


  17. Teknoloji özürlüsüyüm, kullandıgım alet edevatı cozdukten sonra onlara baglanırım ayrılmak zor olur.. Araba degistirildiginde protesto edip binmemişligim vardır ama anaokulundaydım yani :)


  18. Asırı parlak gunesi sevmem.


  19. Ebru Şallı ya sinir olurum.


  20. 20 senelik hayatım boyunca sadece 2 kişiden nefret ettim (hala daha ediyorum)..Kendi öfkemin ve nefretimin üst limitini bu iki sahsın belirledigini dusunuyorum. Dilerim limitimi arttırıcak 3. bi insan tanımam...

  21. Önümüzdeki 5 senelik kalkınma planımda kimyager olmak var :))


  22. Doga ana bana yaranamaz, yazın sıcaktan kısın soguktan sikayet ederim :))


  23. Aglayan kucuk cocuklardan nefret ederim...Annem sesimi cıkartmama izin vermezdi hic hala daha ses etmem ama hayalimde o cocugu duvardan duvara vururm ben...( piskopat mıyım neyim yau)


  24. Duymaya katlanamadıgım bir bayan ismi var... Kasınmaya baslarım duyunca , bu yuzden cok dalga gecer bi de ugrasırlar benimle...

  25. Sinirlenince tırnaklarımı koparırım malesef :((


  26. 5 rakamına sempatim vardır.


  27. Universitenin 2. yılına kadar resmen anoreksiktim, sonradan kilo aldım simdi kısmi tombikim :) Yakın arkadasım wilas " sen lisede bi b.ka benzemiodun azcık kilo aldın da adama benzedin" der hala :))


  28. Parmak arası terligi ayagımda tutamazdım, fırlardı... 2-3 yıldır alısabildim :))


  29. Dantel, örtü, vitrin, zöt, böt gibi ıvır zıvırı hic sevmem, yapma ciceklere de sinir olurum..Gereksiz yer isgal eder evde :)


  30. Türk filmlerine bayılırım, siyah beyazlar da dahil... Türkan Şoray ve Filiz Akın tercihimdir..


  31. Makarnaya bayılırım, bence dunyanın 8. harikası...


  32. Dexter a bayılırım, benim etik anlayısıma ters dusmuyor valla...


  33. The Tudors isimli dizinin 3 sezonunu da ezberden oynayabilirim.. The Other Boleyn Girl, Anne of the Thousand Days, Elisabeth The Golden Age i de ezberden oynayamasam da dublajlayabilirim... Ingiliz hanedanından sayılırım artık :)


  34. Rıfat Ilgaz ın Hababam Sınıfı isimli kitabından herhangi bir kısımdan bana 2 cumle soylenirse hikayenin sonuna kadar en fazla 2 3 yanlıs kelimeyle getirebilirim, ( 3. sınıfta hatmetmiştim,hala o gider)


  35. Doktor ve öğretmen meslek grubu beni cok gerer.. Annemin ogretmen olması talihsizlik tabi..


  36. Lenssiz tam bir körüm.. Burnumun ucunu göremem, gece tuvalete giderken düşmüşlüğüm coktur...


  37. Beyaz saclı babanne ve anneannelere bayılırım.. Tonton tonton bööle ohh ne guzel..


  38. Sabah kahvaltısında mantı yerim.. Genel olarak yemek de yerim, midesiz balık bööö :))


  39. Moda mevzularına ilgili alakalıyımdır, baya bi esinir aranır arastırırım...


  40. Tıklım tıkıs yerleri sevmem...


  41. Yemeklere, yemek yenecek yerlere hatta masalara bile baglanırım.. İzmir Alsancak ta bir yer vardır cok guzel sandvic salata yapar.. Orayı 6. sınıfta kesfettim, 11 senedir giderim, tas catlasın 10 kere benim masam dısında bi yere oturmusumdur, saolsun dukkan sahipleri de beni gorunce bi ayar cekiveriyolar :))


  42. Çikolatalı kahveye bayılırım... yum yum yummm mocca frapuccinoo :))


  43. Hayatımda hic diyet yapmamıstım 1 bucuk ay oncesine kadar :))


  44. Çok istedigim bir sey olmamıssa eger, gece ruyamda onun oldugunu gorup cok mutlu olabilirim :)) Ondan sonra olmasa da olur artık...


  45. Pudra tonuna, beyaza bayılırım.. Bana da yakıstıgını söylerler ( Ayıp olmasın diye soyluyolarsa onların ayıbı ben bilemem)


  46. Keman ve piyano caldım.. İkisi de pek bi sıkıcıydı, yok ben muzik dinleyicisiyim, müzik yapmak bana uygun diyil...


  47. Ozan Dogulu nun dahi olduguna inanıyorum.. Kenan dogulu ya Ozan dogulu yu canlı dinleyebilmek icin giderim.. Sezen aksu da da kendisini gorebilmek mumkun...


  48. Saclarımla basım dertte, asla sekil almazlar..


  49. Çok isterim süslü püslü güzel hanım hanımcık bi kıscagız olayım ama yok işte olmuyo valla...


  50. Birisi yanımda 10 kere hapsırsa 10 kere cok yasa demek zorunda hissederim. Eger 1 tanesini bile atlarsam sanki o insan benim yuzumden erken ölücek gibi gelir...


  51. Çabuk sinirlenirim ama belli etmem.. Az ve öz patlarım, sevimsiz olur :((

  52. Taksit yaptırmayı hic sevmem, nedenini bilmiyorum..


  53. Uzun saclı erkek sevmem, bunun da nedeni yok...


  54. Bir süredir ojelere merak sardım, hadi hayırlısı...


  55. Askerlere sempatim vardır, polisler nedense soguk gelir bana...


  56. HP ve Nokia takıntım vardır, alıstım onlara baska seylere acık degilim malum teknoloji ozru :(


  57. Cogu arkadasım icimde zenci ruhu barındırdıgımı iddia eder, ben de kabullendim seviyorum zenci kardeslerimi :))


  58. Büyüyünce (daha ne kadar büyüceksem) Ciara olacagıma inanıyorumm..


  59. Nicole scherzinger e gıcık olurum :) Cok hos ve basarılı bir bayan olmasına ragmen, Hamilton u kıskanıyo olabilirim tabi :))


  60. Çekik gözlü olmayı isteyebilirdim...


  61. Igneden cok korkuyorum :(( Kan vermemek için ehliyet almaktan vazgeçmeyi düşündüm... (Saka degil)


  62. Yüksek topuklarla saatlerce sikayet etmeden salınabilenlere cok özeniyorum...


  63. Cildim problemlidir, alerji vs :((


  64. Arıdan tırsarım...


  65. Araba kullanmayı 20 yasına bastıgımda orendim, daha bi sene bile olmadı :))


  66. Mantıya bayılırım... Makarna haslamaya üşenebilen ben, canım cekti diye üşenmem mantı yaparım :))


  67. Takımım konusunda agız dalasına girmem (güzel özellik), fakat bunu kendi takımım dışındaki takımları muhattap almadıgım icin yaparım (kötü özellik)....


  68. Sigara kullanmıyorum..


  69. Çok fazla esya kaybederim, özllikle kıyafet ve makyaj malzemesi :((


  70. 15-20 dakikadan uzun süren matkap sesine deliririm....


  71. Yemek kokusu duyunca pskolojik olarak acıkırım :)) Malesef karnım tok bile olsa yerim :((


  72. Domates kokusuna , tadına, sıkılmıs suyuna, ezilmiş puresine, rendelenmiş haline, her cesidinie bayılırım.. Salca haric...
  73. Yosundan korkarım demiş miydim yahu, uzadı mim unuttum basını...
  74. Yeni bi izleyicim oldugunu gorunce gobek atasım, yeni yorum gorunce de hop hop zıplayasım geliyo benim.. Normal midir bu olur mu herkese :))
  75. Plastik bardaktan içmeyi sevmem, secme sansım varsa kagıt bardak tercih ederim (cam yoksa tabi)
  76. Çay sevmem..
  77. İzmir 50 derece ile yanarken ben üşüttüm iyi mi... Valla bahtsızım diyorum inanmıyorsunuz bi de...
  78. Araba ve cep telefonu dedigin siyah olur arkadasım; biciminde bi dusuncem vardır.. Araba ve cep telefonu esdeger iki sey midir, aynı sınıfa mı girerler bilemiyciim...
  79. Özellikle son gunlerde su bahcedeki ciceklere uyuzum cunku hep yemek vakti sulanıyolar.. Baska saatte sulanırlarsa afedebilirim yoksa sevmiyorum ben bahce cicegi :))
  80. Yumurtadan hic hazetmiyorum ( bunu da sölemiş olabilirim emin diyilim).. Dokunmaktan ve yemekten hoslanmam, ama bişeyin icinde yumurta varsa ve bana sölnemezse yerim, o konuda bi iddiam yok...
  81. Uzun oturus insanıyım :) rahat koltuk buldum mu kaykılırım anında..
  82. Photoshop ogrenmek istiyorum ama ogrenemedim...
  83. Et icermeyen her turlu corbayı cok severim...
  84. Cimene cıplak ayakla basmaktan tırsıyorum biraz, bişiler batıcak ayagıma falan diye...
  85. Daha ziyade sozunu cok kullanıyomusum ben, öyle buyurdular..
  86. Elma gibi domates yerim. Nina kızmasn ama ankaradaki domatesleri yiyemem, ne kırmızılar ne kokuyolar...
  87. İstanbul karsıtıyım :(( herkes asıgı oluck diyil ya ben de sevemedm İstanbul u...
  88. Bulasık yııkamaktan tiskiniyoruuumm..
  89. Sevdigim dizi ve kitapları ezberlerim:( İşin pisini cıkarırım yani...
  90. Normalde kufretmem ama bazen kantarın topuzu kacıverir :))
  91. Bilgisayar oyunu vs gibi seylerde hic hırs yapmam, zevk amaclı oynarım.. Cocukluguma inicek olursak, tatillerde saatlerce ugrasıp kırdıgım ulastıgım puanlar annemin hunhar saldırıları sonucunda sabah kalktıgımda listeden cıkmıs olurlardı, ondan umursamamaya basladım galiba :)))
  92. Yıllar önce 7 numara diye bi dizi vardı, onu cok severdim yaa acaba oynuyo mu bi yerde hala...
  93. Güzel araba kullanan hatun kişilere bayılırım.. Hatta düz vites araba kullanan Raziye Hanımefendi, ve Gözde Bağyanına buradan extra bir alkış...
  94. Bu sene yazokulunda baya bi stres olmustum ben, bu sayede strese girince kilo verdigimi farkettim...
  95. Sanırım nazara inanıyorum ama emin diyilim !?!?!?
  96. Çok unuturum :( Aynı insanla 3 kere tanısırım, rezil olurum :((
  97. Börülce dendiginde aklıma yesil ince uzun bitkinin haslanmasıyla yapılan zeytinyaglı limonlu bişi gelir aklıma, insanları sinir ederim...
  98. Babanneme bayılırım, pambuk pirensesim benim :))
  99. 9 senedir aynı parfumu kullanıyorum.. Ne sıkıcı insanmısım yahu ben..
  100. Bu mim sayesin de mi desemm sebebiyle mi deseeeem neyse; bu mim sonucunda cok garip bi insan oldugumu farkettimm

Hain Nina bu mimi beni kendimle bi ic savasa suruklemek amacıyla yollamıs meger hain gadın :))

Musadenizle ben bunu kimseye paslamıyorum, bu yazıyı okumak lutfunu gosteren akabinde ben de yapmalıyım diyen varsa, buyursun, okumaktan keyif duyuciyim...

Ufak bir ekleme: Nina bu mimin tamamını okumazsan eger Nurettin Hasman sevgilin olsun tamam mı :)))


18 Ağustos 2009 Salı

Pucuk in da birtday cake :))


İYİ Kİ DOODUUNN PUUCUUUKKK!!!
İYİ Kİ DOODUUNN PUCUUUUKKK!!!
İYİ Kİ DOODUUNN
İYİ Kİ DOODUUUNNN
MUTLU YILLAAARR SANAAAA!!!
resim imageenvision

Balıgın vazgecemedikleriii... Mim vol:2

İyi günler sayın okuyucalarımız.. Bir baska mim ile karsınnızdayız.. Bir süre once Haspam tarafından mimlenmiştik. Buyrun mimimize :)

Konumuz vazgeçemediklerimiz yazalım..


Aslında nina ve haspamın yaptıgı gibi kendi cektigim fotografları kullanmak isterdim ama sevgili ebeveynlerim 3 saat icinde makinama her ne yaptılarsa kendisi acılmadıgı icin su anda tamirde Kısmet işte bahtsız balık iş basında :((

İşte Balıgın vazgecemedikleri....

Sabahları sol tarafta gormus oldugunuz su doga parcasına karsıdan bakarak uyanmak... Resim uzerinde gormus oldugunuz linkten, odamdan gorunen halini de makina eve doner donmez paylasabilirim merak eden olursa :))


İşte bu yuzden Ankara da yasam bana birascık zor :)







Yine solumda gordugunuz kalabalıgın parcası olmak.. O havayı solumayı, ortamı seviyorum....Kendi stad arsivimde de guzel seyler var...




Ayakkabılarım... Kesin bir onceki hayatımda kırkayaktım ya da sonrakinde olucam...

Ayakkabıları cok seviyorum ve suursuz davranıyorum onlar osz konusu olunca. Bununla da kesinlikle gurur duymuyorum cogu hemcinsim de bu dertten muzdarip, kotu bişi..(bu arada 3. sıra sol bastaki de cok hosmus)

Ayrıca inanın benim ayakkbılarım böle duzenli degil keske olabilsem ama benimkiler butun bir odaya yayılıyor terbiyesizler.




Kanye ve Ajda :) İkisini de severim, bayıla bayıla dinlerim, sıkılmam etrafımdakileri bayarım :))
Ayrıca da Marc cıım da resimde o da takdir ettigim bir sahıstır, cok severim kendisini..

Ayrıca flormar 48 ojeye pek baglıyımdır lutfen uretimden kalkmasın... :))
Babannem pek kıymetlimdir, hayattaki tek aile buyugumuz olması da uzuntu vericidir..Mumkunse sonsuzda kadar yasasın....
Son olarak da monsieur le Pucuk... Mumkunse uzunca bi sure daha buralarda olsun :))
Eger kabul ederse Meltem i mimlemek istiyorum :)
Haspam; tam olarak senin cevapladıgın sekilde olmadı benim mim ama ne kadar materyallere odaklanmaya calıssam da gozumun onune aklıma hep mekanlar ve kişiler geldi.. Ortaya karısık oldu...



17 Ağustos 2009 Pazartesi

Veeee veeee yaz okulu biterr....(+ Beceriksiz balıgın post yapma cabası:)


Evveeett evvveeettt... Dün itibariyle yaz okulumu bitirmiş bulunmaktayım... Daha önce bu yazıda bahsettigim üzere bu ders benim icin cok önemli ve kesinlikle CC getirmeliyim.. İLk sınav notlarım cok guzel olmasına, final sınavı icinde 1 haftadır cılgınlar gibi calısmama ragmen; final sınavı diledigim gibi gecmedi.. Cunku final sınavını hazırlayan sevgili (!) matematik dehası hoca, özgün olmak adına kitabımızda, defterimizde ve cıkmıs sorular arasında bulunmayan tarzda sorular sectigi icin final sınavı esanasında bir alamete bindik, su anda da kıyamete gidiyoruz.... Neyse ben bu konudaki sinirimi yeterince kusamamıs olsam da; bu yazıda ruh daraltısı yapmak istemiyorum zaten son zamanlarda fazlasıyla keyifsiz balık profili cizmisim farkettim :))



Her neyseeeaaaa; gelelim son duruma... Cuma sabahı kalkabildigim en erken satte gidicegimi sölemiştim. Ama saat 4 olmus olmasına ragmen hali hazırda Ankara daydım.. Sayın Pucuk bi türlü toparlanamadıgı ve işi uzadıkca uzadıgı icin, ben de evde yapmam gerekenlerin hicbirine dokunmadan yayıldıkca yayılarak bekledim :) Cok tembel bu balık coookkk...



Su anda ise bu amacsız yazımı kısaca toplamak ve iceri gitmek durumundayım, misafirlerimizle beraber gec baslayan yaz tatilimin ikinci balık olayına girmek gerek..


diye biticekti bu yazı ama ama amaa saftirik blogger Balık; inanılmaz ama gercek yazıyı yayınla yerine kaydete basıp gittigi icin bu olamamıs:)) Bu degisik durumu sizinle paylasmayı bir borc bildim :))

Fishy esenlikler diler ve ayıptır sölemesi havuza giderr :))

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Final Break!!!!


Yaz okulunun son gunlerinde gelmiş bulunmaktayım... 3 Gün dunyadan kopma durumu sonucunda persembe gunu daha dorusu gecesi saat 8 de (olabilecek en sacma sınav saati) final sınavına girip cuma sabah uynabaildigim en erken saatte Ankara dan kacmayı planlıyorum..
Denizsiz memlekette temmuz tuketmiş bir İzmir li olarak ızdırabımın boyutlarını tahmin edebilirsiniz sanırım.. malesef donem icindeki gevsek hareketlerim sonucu hayati onem tasıyan bir dersten kalıp kendi kendimi buraya tıktım simdi sikayet etmesem daha sık olucak evet :))
Buyuk bir ihtimalle persembe aksamına kadar post yapma imkanım olmayacak, daha dogrusu lap topu acmasam daha iyi yoksa bloglar arası en az 2 3 kesyifli saat geciriyorum ki bu su anda benim icin lüks :(( (Beni blog dunyasına sokan Gözde ve kıskandırıp blog acmamı saglayan Nina ya ve Lori ye sevgiler!! )
Ama ve de fakat çalıskan blogger Balık beyni uyusmus kimyager insanlarının efsanevi ders calısma cabalarından incilerle karsınızda olucak, yani o kadar da kotu bir Balık diyilim ben ;)
Haspam; mim aklımda unutmadım sınavdan sonra ilk iş olarak onu halledicim, gecikme icin özür diliyorum 8)
Artııııkkk aciliyetle giyinip derse gitmeki akabindede persembe aksamına kadar yukarıda gordugumuz fishy yi ornek almak lazım.. Simdilik musadenizi istiyorum, hepinisi coook optumm...

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Les perles/ inciler :)

Eveeett işte karsınızda son zamanlarda beni salaklastıran olaylar, kişiler, kurumlar...





frank ribery musluman olmus yau cumlesi uzerine ribery kendine musluman diyen ben.. ribery belki herkes affeder ama ben afetmem unutmadım kaçısını... :))









kız arkadaşının şortuna slip don demek suretiyle her fırsatta bizi yaran iri kıyım arkadaşım... ( bununla ilgili fotoraf koyup yazabilicegim seyler de var ama o zaman iri kıyım arkadas tarafından balık kıyması yapılabilirim lüzum yok :))






Beraber ders aldıgım saftirik kod adlı arkadas.. ah be canııımm asıl tatlı su balıgı sensin bence valla bilaa bak.. 1 ydır aynı binada aynı sınıfta derse geliyosun, nasıl bi seferinde matemtikte bi sefernde fizikte bi seferinde endustri muhendisligi bolumunde inebiliyosun!!! Haliyle biz iktisat bolumunde ders aldıgımız icin ordan yurumeye calısırken gec kalıosun... Yazık be cocuum , saf evladım benim












pepsi rekamlındaki Seda Sayan: Yalvarırım sana yasatma beni, seni gorunce yasıycagım varsa da ölesim geliyo.. Pepsiğğ yaşşatırr seniğğ pepsiğğğ !!!!






Balık: Z, Boleyn Kızı sizde mi ?

Z: Yok bize kimse gelmedi bugun.

Balık: ?!?!?!?

uykusuzluk sıcak normaldir (umarım:))







Son olarak Ankara sıcagından zıbışmış sevgili, hocamm

- AAYYHHH birisi su klimaların kumadası kimdeyse bulsuuun alsııınn getirsiinn.. yukseltin sunun ayarınııı cok sıcak bu sınıf durulmuyoo, dogururken bu kadar terlemedim beeenn..

Sınıf dumura ugrar fakat zor da olsa sukunetini korur..

-Gerci ben sezaryanla dogurdum ama...

Sagol hocam artık kendimizi size daha yakın hissediyoruz ?!?!?





Daha vardı bissuru bunu yazabilirim dedikleirm ama napıcaksınız balık hafıza :( özür dilerim efenimm





:))

4 Ağustos 2009 Salı

Ezeli rakibim iyi ki varsın ;)) Luv ya buddy :)





Şu koca kafalıların tatlılığına bakın yaaa... Aralarından birisi daha sevimli tabiki ama :)) neyse verdikleri mesaj çok daha önemli değil mi sizce... Ezeli rakibim iyi ki varsın valla billa zira rekabet olmadan taraftar olmanın da tadı olmazdı.. Ayrıca yaz okulunda temponun tavan yaptığı su feci zamanlarda bu iki kucuk fair-play elçisi yüzümü güldürdü.. Agucuk gugucuk demek istiyorum kendilerine...
Bide bu yazıyı gören görmeyen herkesten bana sinerji yaratmalarını ve su lanet dersin emeklerimin karsılıgı olarak CC gelebilmesini rica ediyorum.. Bu kadar cabayı bölüm dersine gostersem bir A bankoydu be ühü ühü ühü ühü
Aglak balıktan not: yazıyı görmeyenler konuyu bilmeden nası sinerji yaratabilir bilmiyorum ama ne derece stresteyim sanırım belli oldu :(









3 Ağustos 2009 Pazartesi

Mim mimi mim mimm !!!

Eveeettt sevindirik blogger balıkk ilk mimini almıs bulunuyor efenim :)) An itibariyle Nina tarafından mimlenmiş bulunmaktayım..

Güzide mimimizin konusu ise soyle : Bir sanatçı/grup seçiyorsunuz daha sonra onun şarkılarını kullanarak sorulara cevap veriyorsunuz

Life According To: Ajda Pekkan
(Ajda Pekkan'a Göre Hayat)

Pick your artist ( artistini seç ): Ajda Pekkan

Male or female (erkek ya da kadın): Cool Kadın

Describe yourself ( kendini tanıt): Ne Varsa Bende Var :)))

How do you feel (Nasıl hissediyorsun): Olanlar Oldu Bana
Describe where you currently live (Su anda nerede yasadıgını tanımla): Resim / Vitrin (seçemedim)

If you could go anywhere, where would you go (herhangi bir yere gitmek isteseydin nereye giderdin): Beyaz Ev

Your favourite form of transportation (favori ulasım seklin):Dönme Dolap

Your best friend is (en iyi arkadasın): Sevdiğim Adam (mushtesem sarkı hala dinlemeyenlere tavsiye ederim)

What's the weather like (hava nasıl): Flu Gibi

Favorite time of day (gunun favori zamanı): Ay Doğarken

If your life were a TV show, what would it be called (eger hayatın bir tv showu olsaydı adı ne olurdu):Ya Sonra

What's life to you (hayat senin icin nedir): Dile kolay

Your fear (your fear):Kabus Gibi Gelme Üzerime

What's best advice you have to give (verecegin en iyi tavsiye nedir): Hoşgör Sen

Thought for the day (gunun dusuncesi/sozu): Senden Sonra Tufan / Ölüm Yok Ya Sonunda ( yine secemedim :))
How i would like to die (nasıl olmek isterdin): Bir Anda

My soul's present condition (su anki ruh durumum): Uykusuz Her Gece

My motto (mottom/ sozum): Amazonlar Asla Ağlamaz


Mimi hazırlamaya çalışırken aslında ok sevgiğim ama bir suredir alt benlikte kaybolmuş şarkılar yeniden su yuzune cıktıgı icin baya keyif aldım :))
Ben deeee.... Çok keyifli cevaplar verecegine emin oldugum Blah Blah ı mimliyoruumm.. Kolay gelsiiin...
Ekleme :)
Su an zamanlama sorunu yasadıgını bildigim icin es gectigim Loricim sende mimden nasibini aldınn :)) Kolay gelsin efeniiimmm


22 Temmuz 2009 Çarşamba

Ben baptımm :)) bencillik etmiyim biz yaptık....

Bahtsiz baligin yirtik kot pantolon aramalari sonuc vermiyordu kiiiii Dınk!!!! Pek çok şeyden sorumlu devlet bakani arkadas Gözde sorunumuza cozum oldu... Kendimiz yapalim... Her ne kadar kendisi bu fikri baligin kizgin oldugu bir anda ortami yumusatmak icin ortaya atmis olsa da Balik hanim fikri benimsedi ve Gözde'nin becerileirnden faydalanmaya karar verdi... Buyrun gelişen olaylar;


Gözde: Simdi burdan böyle cart diye kesicez sonra cekiştiricez bak.... (Cart sesi gelmez)... (cart sesi yine gelmez).. Bu da biraz kaliteli miymiş neymiş :))


Hayatinda ilk kez kendisi birseyler yaratmaya çalışan aşırı hevesli balık, ne kadar kesici delici alet bulursa getirir. Maket bicagi, makas, biçak, diş fırcasi, törpü,rende, patates soyacagi (!!)


Kendini kaptırmıs balık: Gözdee biraz önce zottirikin agzını yırttım he he he he :))


Balık gaza gelip tüm alet edevatı tekeline almış üstüne bi de hayt huyt seklinde degisik atraksiyonlardadır ki, Gözde elinde gariban bir patates soyucusunu suursuzca pantolona suertmektedir haliyle herhangi bir sonuc alamamaktadır..


Hülyalara dalmış Gözde: Yaaa seninkiler daha güzel oluyaağğğ...
Sessizlik
Akabinde kendine gelen Gözde: her şeyi almışsın da ondan ver bakim şunu hıh!!!



















Anaamm bir suru pislik cıktı sendromuna çözüm:

Elektrik süpürgesi!!!

Evvet bildigimiz süpürgeyle pantolonumuzu fırt fırt süpürüyoruz.. Ama illa benim gibi üzerinizde deneyecekseniz yırtık yerlerden bacagınızı öptürtmemeye dikkat edin aksi takdird kırmızı kırmızı ufak öpücük izleri oluyor :))




İlk kendi el becerimi konusturdugum urun olan bu pantoloncanı pek pek bi sevdim.. 5 6 kere en az giymişimdir yapıldıgından beri... Görmemiş balik olarak sizinle tam bitmiş halini de paylaşmak isterdim amma ve lakin sevgili Gözde üzerimde fotograf cekerken biraz fazla seksapelli kareler almiş, göz zevkiniz acisindan sizi düsünüyorum...




Bu yazida sonuna kadar bize eslik eden tüm sabirli okuyucularimi opuyorum :)) (Yalaka balik:))

Balık hafızalı blogger :)) Sıkıcı balık!!


Kısa bi aradan sonra yeniden merhaba :)


Bendeniz blogunun adını sonuna kadar hakeden bir blog sahibesi oldugumu gosterdim ve son 1 haftadır yazmayı planladigim ne varsa hepsini hepsini unuttum... Evet butun bir cumartesi gecesi lise arkadaslarim surekli benimle ugrastilar, paylasabilicek bi suru malzemem oldu ama ben hepsini hepsini unuttum.. Zaten etmem gereken telefonlar, alınması gerekenler, yapılacaklar bazı insanlar herseyleri unutabiliyorum... Tam tatlı su baligiyim efenim.. Sapsal fishy:)


Su anda televizyonda Bülent Ersoy var.. Programın sunucusuna doktorcugumm diye hitab ediyor yahu... Bıdı bıdı ettiginiz bu mustesna yapıma iştirak etmiş olmaktan oturu cok onore oldum efenim dedi yaa.. Bu kadın sarkı sölerken içip içip kafayı bulasım ama konusurken de yarılıp ayılasım geliyor valla...
Su sıralar kafayı kendime takmıs oldugumdan oturu paylasilabilicek guzel seyleri cok net aktaramiyor olma ihitmalim cok yuksek.. Denizde biraz dalgalanmalar var sanirim :/
Bu arada yakin cevreme cok dile geitirip insnalari da biktirdigim bir konuyu da söylemek isityorum.. engellilere ayrılan park yerlerini işgal eden hıyarlar var ya, özellikle bazilari diplomatik plaka oluyorlar (yesil yazılı CD), hepinizin kafasina karpuz düşsün, insansı ayılar, homo eriktuslar... (homo eriktus= insansı maymun) neden bu konuya böyle cok kizdigimi bilmiyorum acikcasi ama bence insanlik ayibi gibi birsey.
Su siralar kafasi yerinde olmayan blogger tatli su baligi, bu temasiz yaziyi okuyan tum misafirlerine tesekkur eder, zarar verdiysek ozur dileriz :)
Notcuk: Gözde ve ece nin özel istegi üzerine fransızca basliklarimiza ara vermis bulunyoruz.. sizce geri gelmeliler mi !??!




4 Temmuz 2009 Cumartesi

Yaz okulu ve bikaç tuhaflık!!! L'école d'ete et quelque chose bizarre!!! Pfff




Yaz okuluna gitmek suretiyle denizsiz memlekette yaz geciricek İzmirli sendromundayım..İzmir cok sıcak, Ankarada cok cok sıcak.. Yapılıcak bissuru bissuru is var derken kendimi dersler baslamıs buluverdim...Ankara beni pek sıradan karsılamadı tabi, bana bi suru kucuk kucuk cirkin suprizler hazırlamıs essek ankara... Haziran ayı faturası ben tatile gittikten sonra geldigi icin odemedigimden ve otomatik odeme de yapmamıs olaudgumdan elektrklerim kacıvermiş, buzdolabı cozulup bana cici cici birkintiler olusturmus, bankamatik kartımı yutuvermiş bıdı bıdı bıdı... Ankaranın en işlek yerlerinden birisi olan eskisehir yolunda ( 4 gidis, 4 geliş toplam 8 seritli bi bölünmüş yol olur burası) radar uygulaması baslamıs olması... Radara karsı degilim insan gibi arac kullanılması taraftarıyım ama ama ama 8 seritli yolda 50 diye hız sınırı mı olur yaaa.. Gel de strese girme...


Tabii bende balık sansı ve de hafızası oldugu icin basima tuhaf seyler de gelmedi degil...




1.ligi Beymen deki sevgili bayana veriyorum.. Denediğim topuklu ayakkabıya aynada bakarken, o da yanımda çantaları inceliyordu.. Beni söyle bir süzdükten sonraki demeç;


Sevgili bayan: Ayy kızııımm!! Sen o kadar topuk giyersen mazallah travesti gibi olursuuunn!!!

Balık: Hönk!!!!

Cok zayıf ya da cok uzun birisi degilim, o yuzden benzetmeyi tam olarak anlayamadım ya da anlamak istemiyorum. Simdi cok komik gelse de sanırım icten ice kızdım da... Denedigim ayakkabı da yandakidir yani öyle farklı bir model de degil yani... Cık cık cık cıkk.....


Böyle durumlarda edicek laf bulamadıgım sonrada sinirden kudurdugum icin bundan sonra tek basıma alısverise gitmiyceeemm...



2.ligi ise bencillik edip kendime vermek istiyorum...


Yaz okulunda ders aldıgım bina daha önce hic gitmedigim bir bina oldugu icin derse biraz erken gideyim, binada sınıfı anca bulurum diye dusunmustum... iyiki oyle yapmısım cunkuu


-Binada sınıfı bulamadım ve kantin gorevlisi dahil kimse o sınıfı bilmiyordu..

-Binanın bi sekilde girdigim bir kısmı tadilattaydı sanırım, cunku tum ısıklar kapalı ve etraf tuhaf sekilde korkunctu.. 4 sene sonra da olsa okulun karanlıkta korkunc oldugunu farkettim..

- Mimarlık bolumunde nereye gittigini ezberlemiyorsa aynı yoldan geri donmenin imkansız oldugunu farkettim...

-Bölümün orda hic gormedigim bir muze varmıs onu farkettim... O günün kültür kotasını doldurdu...

Sonuc olarak sınıfa ulastım ama 2 kat cıktım, 1 cam koridor aracılıgıyla basa bir binaya gectim, birisi cidden bizanstan kalma gibi gorunen iki kapı da yol uzerindeydi... Sucun yuzde 30u balık hafızamınsa, yuzde 70i de tuhaf mimarinindir der, konuyu fazlaca uzatttıgımı farkeder, gecerim...




3.lüğü de yaz okulunda aldıgım dersin sevgili hocasına vermek istiyorum.. Tahtaya yazdıgı neredeyse tum tahta boyutlarındaki soruyu 3 kola ayırdıktan sonra;

Sevgili Hoca: Evet gordugunuz uzere artık nurtopu gibi (!) 3 tane denklemimiz var... Sorumuzu 3'e böldük böldük eee... eee... İyi halt ettik!!!

Sevgili hocam sıcaktan ve 6. saat ders anlatıyor olmasından dolayı denklemi yanlıs bölmüş akabinde de sacmalamıstır!!!



Kendi kendime kıyak gecip kendi tuhaflıgımı hocamın incisinden öne aldıgım icin özür diliyor, sabır timsali olup yazıyı sonuna kadar okuyanlara opucuk yolluyorum... ( Cok seda sayanvari oldu bu kapanıs:))