09 Kasım 2009 Pazartesi

Neler oluyor hayatta ?!?!?!! :))


Kız kıza aksam yemegi esnasında masadan fırlayıp kalkan E nin arkasından seslenilir:

B: Where are you?

TSB: Tuvaleti calıyo...

Hık!!!!!



And the oscar goes toooo....

Pucuk: Super bi sarkı olmus bu yaa caz cuz etttin yeterince diyor yahu...

Soz konusu sarkı çağrı isimli bayanın kapıyı kapat sarkısı.. Bide ustune inat etmiş olup sarkıyı defalarca dinleme sonucunda zor ikna olmustur :)))


Analitik ve organik kimyanın super kombo oldugu bu guzide haftada bu tarz enstantaneleri artık olagan karsılamakla beraber, bizi kahkahalarla ucuran bu iki guzide insana tesekkur ediyoruuumm :)))
Notcuk: Görseldeki fishylerin sevimli ilişkileri cok hosuma gitti....

06 Kasım 2009 Cuma

Ne kadar güzel büyülü bi kokun var mimisisi :))) Mim vol:6


Eski ankara hanımefendilerinden son kalan raziye hanımefendinin bana cok cok once paslamıs oldugu koku mimi oldukca uzun sure sonra huzurlarınızda da da da da a a.....




Konumuz kokuların bize hatırlattıkları. 50 maddede yazıyoruz..






  1. Limon kolonyası: Dedem :) sık sık sürünürdü rahmetli....


  2. Naftalin: Kış... hava soguyucak donucaz etkisi vardır bende


  3. Umumi tuvalet kokusu: Her öğretmen cocugunun cocukluk travmasıdır bu :) benim de tabi... Annemin iş ortamını anımsatır...


  4. Sizde yer etmiş bir koku yazın: Versace eau fraiche... Gırrrr!!!!!


  5. Deri kokusu: Oda spreyiyle gizlenmiş deri kokusu yapalım onu.. Ayakkabı çizme hımm alışveriş yapıyoruz sanırım yasasınnn :))


  6. Yasemin kokusu: Anneannem :)


  7. Hanımeli kokusu: Yaz gelmiş demektir şurdayım sanırım...


  8. Kahve kokusu: Macın 65. dakikası... Kahve bulun bana totemi bozmamam lazım :)) Kahve icmezsem ve yenilirske pisligi ustume kalır, sadece ben degil pek cok eski arkadasıma da aynı seyi hatrlatır :DD


  9. Yeni araba kokusu: Koltuklara kendi parfumunden sıkan fishy :) maksat arabayla butunleselim...


  10. Eski kitap kokusu: Babamın kitap odası


  11. Sigara ve de kahve,çay karışımı ağız kokusu: Aşti taksi


  12. Size hep aynı şeyi anımsatan bir Şampuan kokusu vücut losyonu da olur : Clear sampuanın o sacma kokusu, annem inatla yıllardır kullanır


  13. Bir mekana ait olan, o kokuyu duyunca o mekanı hatırladığınız bir koku: versace eau fraiche. Gırrrrr yeniden... Ne sekil icime oturduysa artıkk


  14. Kimyon kokusu: Hic sevmem valla....


  15. Çikolata kokusu:Pskolojik olarak acıkmak...


  16. Köfte kokusu: Mecidiyekoy mac cıkısı
    Herhangi biri:Acıktım ben ya simdi yola cıkmadan bişi yemek lazım.. Hıı ne dersiniz
    Baska biri ya da ben: İntihar koftesi diyosun yani
    Kofte arabalarına hucum eden guruhu umutsuzca tutmaya calısan baskan: yemeyin bak sunları sonra perisan oluyosunuz yemeyin... Hoooppp kime diyorum adam gibi yemek yiyelim yemeyin sunuu
    Topluluk: Hımm nımm yım yım ıymıyımmm
    Baskan: ulan öff soleyin bana da bi yarım..


  17. Dergi kokusu: Biriktirilmiş blue jean, hey girl fln.. Bi nevi cocuklugum iste :)


  18. Rakı kokusu: Rakı roka balık... İzmirdeyiz toplanmısız mutluyuz....


  19. Kibrit kokusu: Cok sevdigim icin bu kokuyu habire kibirt yakardım kucukken... annem kızardı onu hatırlattı simdi


  20. Feslegen kokusu: tatil, huzur.. Bide feslegenin tepesine pıt pıt yapma istegi


  21. Sizi yıllar oncesine goturen bir parfum...Issey miyake L'eau dıssey... Babam yurtdısında calıstıgı icin annem free shoptan deli gibi tasırdı, bende sisesini severdim oynarken bi kac telef etmişligim vardır...


  22. Petibor kokusu: Mozaik pasta :D


  23. Hastahane kokusu: İğne!!!

  24. Bundan bir önce kullandığınız koku size ne anımsatıyor: Dior addict.. Onunla beraber geldi onunla beraber gitti.. Cok da sevimli seyler hatırlatmıyor...

  25. Vanilya kokusu: Kek :) :)

  26. Portakal kokusu: Gece dısarı cıktıgımızda dalga konusu olmam :)) Alkolsuz meyve kokteyli seviorum arkadasım ben portakal kokulu ooohh miiissss

  27. Ruj kokusu:Cok klişe belki ama annemin makyaj malzemelerini kurcalamak tabiki :)

  28. Mandalina kokusu: Grip :( genelde grip olunca bol tuketirim kokusunu da pek alamam burnum tıkalı oldugu icin :D

  29. Gazete kokusu: Kopek gezdirmek icin sabah 6da uyanıp dısarı cıkmak... Gazete yeni gelmiş olur, bufedeki adam daha yerlestirirken baskı murekkep kokusunu fazlasıyla icine cekerek gazete alırsın....

  30. Taze domates kokusu: Ankarada hasret kaldıgım koku :) Balkonda yetiştirebilir miyim acaba :D

  31. Kekik kokusu: Mangal!!!!! yım yım yımmm

  32. Sarımsak kokusu: Yogurt tabiki....

  33. Sık sık koku değiştirir misiniz? Değiştirdikleriniz arasında duyumsadığınızda size bir şeyler hatırlatanı var mıdır? Sık sık koku degistirmem, parfumumu yılalrca kullanırım...degistirdiklerimin hepsi bana ayrı ayrı bişeyler anımsatır.. Zaten bu yuzden degistiririm... Hatırlamam gerekmeyen anıların kokularını da duymamak icin.... Evet yer yer sacma bi insanım idare ediverin :D

  34. Nem kokusu: Havuz makina dairesi...Iykk

  35. Kursun kalem kokusu: Kursun kalem kokuyor mu yahu, benimkiler kokmuyor

  36. Kaynamıs sut kokusu: Hic sevmem, icim kalkıyor

  37. Patlamıs mısır kokusu: Sinema

  38. Fındık ezmesi kokusu: Yemeliyim!!!!

  39. Kızartma kokusu ve rakı karışımı koku: Umarım kızartılarak katledilen balık degildir :) Saka bi yana home sick olucam bu mim yuzunden, bana hersey izmiri hatırlatıyor :)))

  40. Sucuk ekmek kokusu: İzmir ankara yolculugu... İzmirden gelip ankara istikametine devam etmekte olan Bıdıbıp turizmin sayın yolcuları... Mola sureniz dolmustur... Zottirik afyon dinlenme tesisleri iyi yolculuklar diler, tesekkur ederiz

  41. En sevmediginiz koku size ne hatırlatıyor: Yaz mevsiminde toplu tasıma aracı kullanmayı hatırlatıyor, pis dinlenme tesisi tuvaleti de olabilir

  42. Bir arkadaşımı kokusundan tanırım diyebilir misiniz? Diyemiyciiim valla sanırım... yani Pucuku tanırım tabi sayılır mı o acaba....

  43. Çay kokusu: Ecee!!!!!

  44. Miiss gibi Sabun kokusu: Hijyen oohh misss

  45. Güneş kremi kokusu: Hindistan cevizi gibi kokan vardı bi tane, beyaz siseli turuncu bişeyler vardı sisesinin uzerinde... ben onun tadına bakmısıtm kucukken ayyy kus kus bi hal olmustum... Ben kucukken cok igrenctim yaaa

  46. Darı kokusu ( kaynamıs mısır diye bilinir genelde hıhh): Yaramaz kucuk Fishy evi yıkıp gecer, muhtelif esyaları ya da birinin kafasını kırar akabinde azarı isitir.. Ozru kabahatinden buyuk Fishycik zeytinyagı gbi uste cıkar, demogojinin dibine vurur... Hem ortalıgı yıkması yanına kar kalır hem de yufka yurekli dededen bir park gezintisi ve darı koparır...Haftada en az 3 kere falan olurdu bu....Cok guzeldi cokkk

  47. Pucuk kokusu: Bunun tarifi yok, acıklaması da yok... O koku sadece var :$

  48. Yagmur sonrası toprak-cimen kokusu: Bayılırım ama hüzünlenmelisin Fishy mesajı verir bana...

  49. Ekmek kokusu: Ailem yurtdısındayken babaannem ve dedemle yasadıgım yıllar... Her sabah ve aksam masaya mutlaka fırından yeni alınan taze ekmek konurdu cunku dedecimcim usenmez gider alırdı fırından....

  50. Bengal kokusu: Basketbol sampiyonasında gonullu oldugum sene... Ömrü çürüyen Fishy :(

Son olarak da, sertalp bilal i mimliyorum... Hadi bakalım kolay gelsin efenimmm :))

görsel kaynak





04 Kasım 2009 Çarşamba

Akvaryumun Köşesine Saklanan Balık....


efendiiim bol yagmurlu camurlu vıcık vıcık bir Ankaradan muzdarip, zavallı Fishy cikten herkese selamlar sevgilerr...


trt de eglence programı sunacakmıs gibi yaptıgım bu guzide acılısın akabinde normalime geri donecek olursam;


blogumu ihmal etmiş olmaktan inanılmaz huzursuzluk duyuyorum.. itiraf ediyorum utanılacak olsa da bloguma giris sifremi kaybettim :$ ustelik sifre sıfırlamak da aklıma gelmedi.. yaklasık bir hafta bu yuzden bloga bakamadım.. sevgili nina son derece kibar bi bicimde bana hatırlatana kadar:) bloguma ulasamadım... sifre sorunumu basitce bi bicimde cozdukten sonra, her gun yaptıgım gibi blogu kontrol ettim, takip ettigim yazarları okudum, yorumlar bıraktım ama kendi bloguma birsey yazmadım daha dogrusu yazamadım... nedenini bilemiyorum oysa o kadar cok sey biriktirmiştim ki sunu yazmalıyım bunu da yazsam super olur diyerek...ama hicbirini paylasamadım malesef...


zaman zaman boyle kıyıya cekilip hayata yukarıdan bakma ihtiyacı hissediyorum belki de.. beni fazlasıyla olumsuz etkiliyor cunku hala aktif olarak okul hayatında bulunmak durumundayım.. okulum ve bolumum nedeniyle biraz ara vermek gibi bir luksum de yok.. boyle durumlarda birisi beni elimden tutup geri getirsin diye bekliyorum belki bilemiyorum...tek bildigim ise; kendi kendime halletmem gerektigi, ne de olsa sen kendine yardım etmeye calısmazsan kimse sana yardım etmeye calısmaz.. (boyle bi soz var degil mi ben uydurmus olamam su anda :))

blogumu bu kısa sureli terkedisim de bu sendromdan...affınıza sıgınıyorum :(

bugun benim icin oldukca onemli birisi bana senin blogunu sık kullanılanlarıma eklemiştim ama neden yazmıoyosun diye sordu.. 3 haftadır yazamıyorum dedikten sonra bana tam olarak kac gundur yazmadıgımı net sayısıyla soyledi... inanamadım sok oldum ve saka bir yana cok sevindim... sayıları az bile olsa izleyicilerimin, yorumlarımın, zaman zaman ciddi zaman zaman zir zop yazılarımın okundugunu bilmenin beni mutlu ettigini her zaman soylerdim, bugun kendi kendime hat safhada kanıtlamıs oldum...

devam eden sessiz sedasız ruhaline bu olayın akabinde bi nester vurmus bulunmaktayım:) Farkında bile olmadan bana yardım eden cok cici B ye onayak oldugu icin cok tesekkur ederim...

blog benden kurtulamadın :) yine beraberiz...

burda benimle bir seyler paylasan herkese ayrı ayr tesekkur ediyorum ayrıca ;))

imza : duygu yogunlugu yasayan balık

07 Ekim 2009 Çarşamba

Analitik kimyanın temeli :)) Fishy in da beaker ;)


Blogumu fazlaca ihmal ettigimin farkındayım.. Fazlasıyla sıkısan ve sık sık degisen ders programım, pesimi bırakmayan sacma sapan mevzularla birlesince fishy insanı olmaktan cıkıp androit özellikleri gostermeye basladım;)

Okulda ve iki araya sıkıstırdıgım deplasman macında basıma gelen, yazmak istedigim seyleri biriktirmiş bulunmaktayım, herseyim yerli yerine oturduguna gore artık arka arkaya yayınlayabilriim diye dusunmekteyim... Ama burdan gugıl amcaya seslenmek istiyorum, lutfen daha fazla fishy gorseli :)) Bulmakta zorlanıyorum :((

Bir adette bekleyen mimim var sanırım, o da en kısa zamanda tamamlanacaktır Haspam hanımcım :))

postumuza gecicek olursaaakkk.........


Bu donem aldıgım, bolumumuzun su sıralar organik ile birlikte ruh daraltan guzide derslerinden birisinin son derece taşş hocası ( sevgili örtmenimiz bayan ve kırklı yasların sonuna yaklasmasına ragmen benden cok daha guzel alımlı gorunmekle beraber beni kıskanclık denizine atmıstır; allahtan balıgım da hayatta kalabiliyorum) analitik hata hesaplama yontemleriyle seneye giris yapmıs bulunmaktadır... Determined, random vs vs seklinde terimler ve hesaplar havalarda ucusurken, sınıf da yavas yavas ucmakta, kafalar karısmakta, hesaplar sasmaktadır...
Derken şöyle birsey gelisir:
Hocamız: The source of random errors can not be found.. you have to learn to live with them... on the other hand you must calculate them and consider while reporting data...(Ratlantısal hataların kaynakları bulunamaz, onlarla yasamayı ogrnemelisiniz.. Diger yandan onları hesaplayıp, rapor esnasında goz onunde bulundurmalısız)
Sınıf: hııaamm yım yım nımm zzzz.....
Hocamız: There is one famous turkish scientist who had a greate theory about error determination... Any guesses?!?!?
Sınıf: Hıkkk????
Hoca: Come on, you know who he is... I am sure.. ( Hadi eminim kim oldugunu biliyorsunuz)
Sınıf: Euu kem kum
Hoca hayal kırıklıgı icerisinde tahtaya doner yavaaaassca sunu yazmaya baslar...
ORHAN GENCEBAY HATASIZ KUL OLMAZ HATAMLA SEV BENİ....
evet bu gercekten oldu.. gozumun onunde inanamadım ama oldu... sınıfta sandalyesinden dusen bile oldu, kitlenip tepki veremeyenler de....
tahtadaki yazıyı cekmek icin hocadan izin istedim haliyle vermedi ama gosterebilmek isterdim...
Eyyy Orhan Gencebay,baba olmustun, türk düsünürü olmustun, kimyagerligin eksikti o da oldu, tam oldun :))
resim:pxleyes

29 Eylül 2009 Salı

sundan bi adet rica edebilir miyim??

Bugun, Balık hanımın genel çizgisinin birazcık dısında bi konuya deginmek istiyorum...

Fotograftaki zat sanıyorum yabancı bir sima degildir kimseye ama yine de soyleyelim Murat Dalkılıc...

Kendisi benim gozumde arzu nesnesi biciminde birisi olmakla beraber, bir miktar incilerime de ilham kaynagı olmustur...

yahu bundan bi tane alıp evde beslesek mi :)

sarkıyı sözünü "senle yasadıgımda gozum yok yasamam kısmet" olarak algılayıp, sonra klipteki kill bill gelini vari bayan icin; yasamam kısmet diyo ya iste o yuzden gelini boyle tehlikeli yapmıslar ya ondan yani adam oldurebilir demeye calısıo galiba" demek (akabinde kendini anlayamamak)
alısveris esnasında, sunu istiyorum ama surası soyle olsun fakat burası boyle olmasın ha surasıda su bicim olsun ama rengi o renk olmasın diye isin pisini cıkaran arkadasa; "bende murat dalkılıcı istiorum da olmuo be sekerim"

Yaptigi muzik konusunda soyleyebilecek cok seyim yok..hoppidik zoppidik sarkıları dinlerim, özellikle de yaz aylarında... Sanat yaptıgını dusunenler varsa da ben katılmıyorum o da ayrı bir konu tabi...Zaten kendisine bakıs acım bakınız ustteki cumle :))


Bu ciddi girizgahın akabinde, bu hos gorunumlu insan evladının bana dusundurdugu bazı seyleri paylasmak istiyorum....




  • Bakımlı erkek tu kaka bişi degildir, abartılmadıgında gayet guzeldir....


  • Kirli sakal guzeldir, kirli sakalla desteklenen bıyık da kabuldur...
  • Erkegin kısa saclısı makbuldur :)) (According to fishy)

  • Tipin ne kadar hos da olsa konusurken ya da sarkı soylerken agzını kocccaaamaaannn acmak hos gorunmeyebilir..

Her ne kadar bana hem ciddi hem de gayet gayri ciddi seyler düşündürse de; televizyonda ya da gece eglenmeye gidebildigimiz yerlerde böyle cici cocuklar gormek siddetle istiyoruz:) erkek okuyucularımdan onaylamayan olursa saygı duyarım ;))


Baslangıcta da belirttigim gibi bu yazı (zaten oturmamıs) blog duzenime pek denk dusmese de, kişisel fikrim (zırvam) olan her sey blogda yer alabilir diye dusundum :)

23 Eylül 2009 Çarşamba

Little Miss Fishy is Back!!!

ŞOK ŞOK ŞOKK!!!

Tatli su baligi lakaplı Miss Fishy, uzuuunn sayılabilecek bir aradan sonra yeniden ortalarda görüldü...Ramazanın son haftasını tatilin son atımlık kursunu olarak degerlendiren balık kendisini habitatına vurmus, az biraz dagıtmıstı...
İzmir deki son günleri hakkında çok fazla bilgi bulunamayan balıgın, Ankara'ya dönüşünde 600 km yolu geldikten sonra, anahtarını unuttugu için, saat 10 sularında kapıda çilingir bekledigi haber merkezimize ulasanlar arasında :):)
Bedevi balıgın bahtsızlıklarının okulun ders kayıt gununde de devam ettigi bildiriliyor....
Little Miss Fishy ise, blogumu cok ozledim, su yerlesme isini tez zamanda halledip eski rutinime donmek istiyorum diye konustu :)
:):):):):)

07 Eylül 2009 Pazartesi

Genel Bilgi Mimi 2 :)) Mim vol:5


Fishyleri sevelim koruyalım :))

Aman da aman maşallahhh...


Resmin ana temasını paylastiktan sonra gelelim vazife-i mevzuuna...


Mim yağmurunun son damlası olarak, saygı unsuru Blah Blah hatunu tarafından mimlenmiş bulunmaktayım... İkinci genel bilgi mimimiz, bu seferkinin içeriğini de pek sevdim :)) Mim işini çok seviyorum yaa, kimler çıkarıyosa burdan sevgilerr sevgilerrr....


1.Niçin blog yazarsınız?


Blog yazmanın çok sihirli bir şey olduğunu düşündüğüm için :)


Şaka değil gerçekten blog okumaya başlamamı sağlayan insan Gözde dir benim.. Sonra blogdan bloga atlayıp bak burda su varmıs biciminde eselenirken, tesadufen Nina yı kesfettim.. Ondan aylar sonra vuku bulan şu olaydan sonra da blog dunyasının sihirli olduguna karar verdim... Ninayla tanısınca da blog isi gozume daha eglenceli gorundu falan filan vee iste buradayım...


2.Son zamanlarda hiç vakit ayıramadığınız bir ugraş?

Sacım başım ve spor.... Saldım iyice :((


3.Şu an için imkanınız olsa gerçekleştireceğiniz hayaliniz?

ehehehhe çok akıllısın seeennn kirli camasırlarımı ortaya dokturucen bana dimi hihiih :)))

o zaman dunya barısı diyim ben, beni miss united state secsinler :))

gereksiz geyiği kesecek olursam eğer, babamın saglıgına tamamen kavusmasını saglardım ve uzun suredir istedigim seyin gerceklesmesini saglardım :))



4.Hayatınızda iyi ki yapmışım dediğiniz üç şey?

Odtu ye gelmiş olmak (bunu benden duymak cok zor, okula cok söverim:)

Cocuk yasta spora baslamıs olmak (sonradan salmıs olmam benim ayıbım)

Galatasaraylı olmak :))


5.Mutfakta en sevdiğiniz uğraş?

Pişenler tırtıklamak...

6.En sevdiğiniz 3 yemek?

Her şekil makarna
Balık (biri ayıklayıversin mumkunse)
Zeytinyaglıların geneli


7.Giyim konusunda abarttığınız eşya?
Bıhh ayakkabı :(((
Arzısım, yüzsüzüm, valla çok utanıyorum....




8. Çocuklarınıza nasıl hitap edersiniz? Çocuklarınız yoksa anne ve babanız size nasıl hitap eder?
Çocuk yok bizzat çocuk benim...
Fishikuuuşş diye seslenirler hersey yolundaysa:) Kendi ismimle oldugundan daha komik oldu bööleee....
TATLI SU BALIGI!!!! diye tam isimle cagırır bazen baba, bu kriz demek kaç!!!
bide cocukluktan kalma yerden bitme mum bacaklı miki var bunun bestesi de var hatta ama takdir edersiniz ki pek sevmiyorum ben bunu kayıtlara gecmemesini talep ediyorum :))


9. Sizi anlatan resim?


that is what I want to be :))

resim gothamist